Journals / Türk Anestezi ve Reanimasyon Dergisi / 2003 / Cilt: 31 - Sayı: 8
Is Helicobacter pylori a nosocomial infection reason?
- Pages
- 409–414
- DOI
- —
Abstract
In recent years, it has been suggested that Helicobacter Pylori (HP) infections were increasingly seen in critically ill patients and it could be seen as a nosocomial infection agent. The aim of this study, was to detect the incidence of HP and whether there was a relation between incidence and possible risk factors in critically ill patients, who are managed in Anesthesia Intensive Care Unit (AICU). Fifty two patients were involved in the study. The patients who have used antibiotics in the period of 4 weeks before hospitalization, and with a positive history of gastric ulcer or surgery were excluded. To evaluate HP colonization, stool specimens were taken on the 1st and 7th days of hospitalization and HP antigen was scanned (Primer Platinium HpSA, Meridian Diagnostics, Inc-USA). HP antigen positivity was increased from 57.7 % to 65.4 % on the 7th day (p>0.05). Seropositivity was found in cardiac patients at the same time, and this was supposed as a risk factor in etiopathogenesis. In conclusion, even tho ugh it was not statistically significant, the increase in the incidence of HP positivity in ICU patients would lead us to consider that HP would be a nosocomial infection agent. However large series are needed to evaluate this topic.
Özet
Helikobakter infeksiyonlarının yoğun bakım hastalarında daha sık görüldüğü ve nozokomiyal bir enfeksiyon etkeni olabileceği ileri sürülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi'nde (AYBÜ) tedavi gören kritik hastalarda, Helicobacter pylori (HP) insidensini ve olası risk faktörleriyle insidens arasında bir ilişki olup olmadığını saptamaktır. Çalışmaya 52 hasta dahil edildi. Yatıştan 4 hafta öncesine kadar antibiyotik kullanmış, ülser ve gastrik cerrahi öyküsü olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların AYBÜ'ne kabulünü takiben birinci ve yedinci günlerde, HP kolonizasyonundaki artışı değerlendirmek üzere, dışkı örnekleri alındı ve HP antijeni tarandı. Test olarak, dışkıda HP antijenini taramaya yönelik "Premier Platinium HpSA (Meridian Diagnostics, Inc-USA) kiti" kullanıldı. 1. günde HP antijen pozitifliği % 57.7 iken, 7. günde % 65.4'e yükseldi (p>0.05). Ayrıca, bu bakterinin etiyopatogenezde risk faktörü olduğu düşünülen kardiyak hastalarda, seropozitiflik yüksek oranda saptandı. Sonuç olarak, istatistik olarak anlamlı olmasa da YBÜ hastalarında HP insidensinde izlenen artış, HP'nin bir nozokomiyal infeksiyon etkeni olarak düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu konuda daha geniş olgu serileriyle yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.