Journals / Türk Anestezi ve Reanimasyon Dergisi / 2004 / Cilt: 32 - Sayı: 2
Massive intraoperative pulmonary tumor embolism due to renal cell carcinoma
- Pages
- 148–153
- DOI
- —
Abstract
Renal cell carcinoma generally invades renal veins and the inferior vena cava, and usually sends small pulmonary embolus. However, massive pulmonary embolism may rarely develop and it is fatal in most of the cases. We reported a 32-year-old man who suffered from massive pulmonary embolism during removal of renal cell carcinoma. Preoperative abdominal computerized tomography showed tumor involvement in renal vein and the inferior vena cava. Due to the intracaval extension below the diaphragm, he was scheduled for elective radical nephrectomy and thrombectomy of vena cava without cardiopulmonary bypass. During the dissection of venous thrombus, the patient developed a sudden cardiovascular collapse. Massive pulmonary embolism was suggested, although most of the hemodynamic and respiratory changes, excluding the increased central venous pressure and the decreased end-tidal carbon dioxide, could have been due to the massive bleeding. Although intraoperative pulmonary embolism was suspected, the diagnosis was not confirmed until the thoracic spiral computerized tomography scanning was performed during postoperative period. A large embolus occupying the lumen of right main pulmonary artery was identified in the contrast enhanced thoracic spiral computerized tomography. The patient underwent surgery for removal of the pulmonary emboli. During the operation, a large tumor thrombus was removed from the bifurcation of the pulmonary artery.
Özet
Renal hücreli karsinom sıklıkla renal venleri ve inferior vena kavaya invazyon gösterir ve buradan küçük pulmoner emboliler gönderir. Ancak, masif pulmoner embolizm daha nadir olarak gelişir ve genellikle ölümcüldür. Biz renal hücreli karsinomun çıkarılması sırasında masif pulmoner embolizm gelişen 32 yaşındaki erkek olguyu sunduk. Preoperatif dönemde çekilen abdominal bilgisayarlı tomografi, renal ven ve inferior vena kavada tümör tutulumunun olduğunu gösterdi. Diyafragma altında inferior vena kavaya invazyon olduğu için olguya kardiyopulmoner "bypass" uygulanmadan elektif koşullarda radikal nefrektomi ve vena kaval trombektomi planlandı. Venöz trombüsün diseksiyonu sırasında, olguda ani kardiyovasküler kollaps gelişti. Masif pulmoner embolizmden şüphelenildi, ancak düşük "endtidal" karbondioksit ve yüksek santral venöz basınç dışındaki diğer hemodinamik ve solunumsal parametrelerin çoğu aşırı kanamaya bağlı olarak da gelişmiş olabilirdi. Büyük olasılıkla intraoperatif pulmoner embolizm geliş- tiği düşünülmesine rağmen, ancak postoperatif çekilen torakal spiral bilgisayarlı tomografi ile kesin tanı konulabildi. Kontrastlı torakal spiral bilgisayarlı tomografide, sağ ana pulmoner arter lümenini tutan büyük bir emboli belirlendi. Olgu tümör embolisinin çıkarılması amacıyla ameliyata alındı. Ameliyatta, pulmoner arter bifurkasyonundan büyük bir tümör trombüsü çıkartıldı.