Journals / Türk Anestezi ve Reanimasyon Dergisi / 2008 / Cilt: 36 - Sayı: 6
The factors effecting the efficacy of cardiopulmonary resuscitation
- Pages
- 366–372
- DOI
- —
Abstract
Aim: Cardiopulmonary arrest cases were evaluated in order to discuss, to assess the problems encountered and to point out the necessity of cardiopulmonary resuscitation tutorial in our hospital.Materials and Methods: Retrospective analysis of 610 patients who received cardiopulmonary resuscitation from October 1999 to January 2005 was performed. Age, sex, physical conditions of the patients, call time of the cardiopulmonary resuscitation team and arrival time to the department, if any intervention to the patient was done before the arrival of the cardiopulmonary resuscitation team and the results were recorded. Results: The diagnosis were: pulmonary insufficiency in 10.65 % of patients, in 30.49 % there was only pulmonary arrest, cardiopulmonary arrest in 30.32 %, in 14.09% there were simple respiratory problems. The mean call time of the cardiopulmonary resuscitation team was 6.98±3.72 min., the arrival time of the cardiopulmonary resuscitation team was 4.02±2.51 min. The mean call and the arrival times were significantly shorter in surviving patients. The arrival times of the cardiopulmonary resuscitation team was affected by the distance between the clinics and the reanimation unit. It is estimated that among the cardiopulmonary resuscitation performed patients 33.93 % had no intervention performed before our arrival. The mortality of the patients with early interventions done by the clinical personals was higher. 66.10 % of the patients who received cardiopulmonary resuscitation died, 18.42 % were taken to the intensive care unit and 15.48 % were observed in the ward. Conclusion: The delay of call to the cardiopulmonary resuscitation team, inadequate monitoring in the wards and to assume all arrested cases as asistoly, untrained ward doctors and nurses in diagnosis and treatment are estimated as the results of the low survival rates. The training of the residents and the nurses in Basic and Advanced Life Support techniques and the necessity of the availability of the equipments for effective cardiopulmonary resuscitation is especially emphasized.
Özet
Amaç: Hastanemizde uygulanan kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) uygulamalarını irdelemek, karşılaşılan sorunları belirlemek amacıyla, girişimde bulunulan kardiyopulmoner arrest (KPA) olguları değerlendirildi.Gereç ve Yöntem: Ekim 1999-Ocak 2005 yılları arasında KPR uygulanan 610 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Olguların yaşı, cinsiyeti, durumları, arrest tanısı konulduktan sonra kliniğimize haber verilme süresi, olguya ulaşım süresi, klinik personeli tarafından yapılan ilk girişimler ve sonuçların kaydedildiği formlar değerlendirildi. Bulgular: Formların geriye dönük değerlendirilmesinde; % 10.65 olguda solunum yetersizliği, % 30.49 olguda sadece solunum arresti, % 30.32 olguda kardiyopulmoner arrest(KPA), % 14.09 olguda basit solunum problemleri olduğu görüldü. KPA tanısı konulduktan sonra haber verilme süresinin ortalama 6.98±3.72 dk., KPR ekibinin ulaşma süresinin ortalama 4.02±2.51 dk. olduğu değerlendirildi. Sağ kalan olgularda haber verilme ve ulaşma sürelerinin anlamlı olarak kısa olduğu belirlendi. Kliniklerin Reanimasyon Kliniği’ne uzaklığının ulaşım süresine etkili olduğu saptandı. Olguların % 33.93’üne, klinik personeli tarafından hiçbir girişimde bulunulmamıştı. Klinik personeli tarafından erken girişimde bulunulan olgularda mortalitenin daha yüksek olduğu (tüm olguların % 66.10’u öldüğü), % 18.42’si yoğun bakımda, % 15.48’i servisinde izlemeye alındığı görüldü.Sonuç: KPA olgularının geç haber verilmesi, kliniklerde monitör eksikliğine bağlı olarak tüm olguların asistoli olarak kabul edilmesi, ilgili klinik hekim veya hemşirelerinin KPA’yı değerlendirememeleri veya tanı koysalar dahi girişimde yetersiz kalmaları; sağ kalım oranlarının düşük kalmasının başlıca nedenlerinden olduğu; özellikle asistan ve hemşirelerin Temel ve İleri Yaşam Desteği eğitimini almaları ve etkili KPR için gerekli olan donanımların tüm kliniklerde bulundurulması gerekliliğinin dikkate alınması kanısına varıldı.