Journals / Türk Anestezi ve Reanimasyon Dergisi / 2011 / Cilt: 39 - Sayı: 4

Persistent bradycardia due to ophthalmic medications during cataract surgery

Katarakt cerrahisi sırasında oftalmik ilaçlara bağlı dirençli bradikardi

Pages
211–214
DOI
—

Abstract

Introduction: Ophthalmic drugs may cause increased number of catastrophic cardiac effects in children due to low body weights, and immaturity of physiologic functions of the children and absence of paediatric formulations of the drugs. Especially, adrenergic antagonists and cholinergic drugs directly and adrenergic medications indirectly may initiate atropine-resistant bradycardia. Here, we presented management of persistent bradycardia due to application of intraocular ophthalmic drugs in a child undergoing cataract surgery. Case: An eight year-old, 25 kg, ASA-I male patient scheduled for cataract surgery was intubated after uneventful induction. Initial heart rate of the patient was 112 beat min-1. After the cessation of surgical stimulation, during the extubation period, heart rate decreased to 40 beats min-1 rapidly. 10 μg kg-1 atropine was administered twice intravenously, however no response was achieved and heart rate declined to 35 beats min-1. After consulting to the surgeon about the drugs used, administration of epinephrine and carbachol 0.01 % was revealed. Then the epinephrine 10 μg kg-1 iv. was administered Bradycardia of the patient was recovered and he was extubated uneventfully. Conclusion: Despite frequent use of intraocular drugs during ophthalmic surgery, these medications are indicated and administered by ophthalmologists and usually they are not monitored by the anaesthesiologists. Side effects of these drugs administered during opthalmic surgery are more frequently observed in children. Therefore, potential adverse effects of ophthalmic drugs should be considered in case of unexpected complications during anaesthetic management.

Özet

Giriş: Oftalmik ilaçlar çocuk hastalarda düşük vücut ağırlığı, fizyolojik fonksiyonların matür olmaması ve ilaçların pediyatrik formlarının bulunmaması nedeniyle daha fazla ve katastrofik kardiyak yan etkilere neden olabilir. Özellikle adrenerjik antagonistler ve kolinerjik ilaçlar doğrudan, adrenerjik ilaçlar ise refleks yollardan atropine dirençli bradikardiye yol açabilir. Bu olguda katarakt cerrahisi geçiren bir çocuk hastada intraoküler oftalmik ilaçların neden olduğu dirençli bradikardi ve yönetimi sunulmaktadır. Olgu: Katarakt cerrahisi geçirecek 8 yaşında, 25 kg, ASA I erkek hasta sorunsuz bir indüksiyonu takiben entübe edilerek cerrahi başlatıldı. Hastanın başlangıç kalp hızı 112 atım dk-1 idi. Cerrahi uyarının sona ermesini takiben, ekstübasyon döneminde hastada kalp atım hızının hızla 40 atım dk-1’a kadar düştüğü bir bradikardi gözlendi. İntravenöz 10 μg kg-1 atropine yanıt vermeyen hastaya, tekrar atropin uygulanırken kalp atım hızı 35 atım dk-1’a düştü. Cerrah ile görüşüldüğünde hastaya operasyon sırasında da epinefrin ve karbakol % 0,01 uygulandığı belirlendi. Hastaya epinefrin 10 μg kg-1 iv uygulandı. Bradikardisi düzelen hasta sorunsuz ekstübe edildi. Sonuç: İntraoküler olarak uygulanan ilaçlar göz cerrahisinin sık uygulamalarından biri olmakla beraber, genellikle anestezistler tarafından takip edilmeyen ve cerrah tarafından endikasyonuna yönelik kullanılan medikasyonlardır. Göz cerrahisi sırasında uygulanan ilaçların istenmeyen etkileri çocuklarda daha belirgin olarak izlenmektedir. Bu nedenle anestezi yönetimi sırasında beklenmeyen komplikasyonlar geliştiğinde oftalmik ilaçların olası yan etkilerinin akılda bulundurulması gerektiği kanısındayız.