Journals / Tüberküloz ve Toraks / 2004 / Cilt: 52 - Sayı: 4
Hastane kökenli pnömoni olgularında etkenler ve antibiyotik duyarlılıkları
- Journal
- Tüberküloz ve Toraks
- Pages
- 333–340
- DOI
- —
Özet
Hastane kökenli pnömoni (HKP) lerde. yüksek mortalite nedeniyle, erken tanı ve tedavi için dinamik davranılması gerekir. Bu hastalarda klinik, radyolojik bulgular ve noninvaziv teknikler sıklıkla tanı koydurucu olmadığından invaziv tanısal işlemlere gereksinim duyulabilir. Çalışmaya prospektif olarak 38 hasta alındı. Hastaların yaş ortalaması 45.5 ± 16.4 (17 ile 73 yaş arası) olup bunların 31 (%81.6)'i erkek, 7 (%18.4)'si kadın idi. Hastaların 9 (%23.7)'unda yatıştan sonraki ilk beş gün içinde pnömoni geliştiği saptanırken, 29 (%76.3) hastanın beşinci günden sonra pnömonisinin olduğu belirlendi. Hastaların 25 (%65.8)'ine bronkoskopik tanısal işlem uygulandı. Hastaların 7 (%18.4)'sinde kültürlerde üreme olmazken, 16 (%42.1) hastada birden fazla mikrobiyolojik etken ürediği gözlendi. On beş (%39.4) hastada sadece tek mikrobiyolojik etken saptandı. Kültürlerde stafilokoklar %45.4 ile en fazla üreyen bakteri olurken, bunu sırasıyla Enterobacter spp., Pseudomonas spp., Escherichia coli, Serratia ve Streptococcus pneumoniae izledi. Üçüncü kuşak sefalosporinlere yüksek oranda direnç saptandı, Otuz sekiz hastanın 17'si eksitus olurken, eksitus nedeni olguların 11 (%28.9)'inde pnömoniye bağlandı. Sonuç olarak, HKP gelişen hastalarda etken izolasyonu ve antibiyotik direnç özellikleri belirlenmeye çalışılmalıdır. Gerekli görülen durumlarda invaziv tanı yöntemlerine başvurulmalıdır. Seçilmiş olgularda pahalı bir uygulama olmakla birlikte, Pro-BAL ne "Protected Specimen Brush (PSB)" işlemleri gereksiz antibiyotik kullanımını engelleyebilir ue mortalitenin azaltılmasında katkıda bulunabilir.