Journals / Tüberküloz ve Toraks / 2005 / Cilt: 53 - Sayı: 2
Psödohipoksemi: SaO2 ve SpO2 arasındaki uyumsuzlukların yorumu
- Journal
- Tüberküloz ve Toraks
- Pages
- 185–189
- DOI
- —
Abstract
Pulse oximetry is an important tool in evaluation and management of patients with cardiopulmonary disease. It providesan accurate, continuous, non-invasive measurement of oxygenation, however it has some limitations. Pseudohypoxemia isan artifactual condition that has been reported in patients with extreme leukocytosis and thrombocytosis. It should be suspectedin patients with a discrepancy between oxygen saturation measured by pulse oximetry and that in arterial blood. High level of suspicion is needed to diagnose this condition as not doing so may lead to unnecessary escalation of therapy(i.e., increased levels of oxygen and mechanical ventilation). We provide a review of the principles and limitations of pulseoximetry and discuss the pathophysiology and diagnosis of pseudohypoxemia.
Özet
Pulse oksimetre kardiyopulmoner hastalığı olan hastaların değerlendirilmesi ve tedavisinde önemli bir araçtır. Bazı sınırlamaları olsa da, oksijenizasyonun noninvaziv, yeterli ve devamlı olarak ölçümünü sağlar. Psödohipoksemi, aşırı lökositoz ve trombositozu olan hastalarda bildirilen bir durumdur. Pulse oksimetre ile yapılan ölçüm ile arter kan gazında ölçülen oksijen satürasyonu arasında uyumsuzluk olan hastalarda bundan şüphe edilmelidir. Bu durumun tanısını koymak için şüphelenilmesi tedavinin arttırılmasını (oksijen düzeylerinin yükseltilmesi ve mekanik ventilasyon gibi) önlemek için gerekmektedir. Bu derlemede; pulse oksimetrenin prensipleri ve sınırlamaları, psödohipokseminin fizyopatolojisi ve tanısını tartışmaktayız.