Journals / Tüberküloz ve Toraks / 2019 / Cilt: 67 - Sayı: 2

Comparative analysis of the patients with community-acquired pneumonia (CAP) and health care-associated pneumonia (HCAP) requiring hospitalization

Hastanede yatış gerektiren toplumda gelişen pnömoni ve sağlık bakımı ilişkili pnömonili olguların karşılaştırmalı analiz

Pages
108–115
DOI
—

Abstract

Introduction: The recently introduced concept of health care-associatedpneumonia (HCAP), referring to patients with frequent healthcare contactsand at higher risk of contracting resistant pathogens is controversial.Materials and Methods: A prospective study comparing patients with HCAPand community-acquired pneumonia (CAP) in the our center. The primaryoutcome was 30 day mortality.Results: A total of the 169 patients HCAP 36 (21.3%); CAP 133 (78.7%)were evaluated. HCAP patients were older than patients with CAP [medianage was 72.5 (43-96), 60.0 (18-91) years p< 0.05]. The most commonKlebsiella pneumoniae (16.6%) and Pseudomonas aeruginosa (8.3%) weregram-negative bacteria in the SBİP group; In the TGP group, gram-positivebacteria were more frequently isolated. Polymicrobial agents (22.2% vs.3.7% p< 0.05) and MDR pathogens (57.1% vs. 24% p< 0.05) were morecommon in patients with HCAP. Mortality rate (22.2% vs. 6% p< 0.05) wasalso higher in HCAP more than CAP.Conclusion: HCAP was common among patients with pneumonia requiringhospitalization and mortality rate was high. The patients with HCAP weredifferent from CAP in terms of demographic and clinical features, etiology,outcome.

Özet

Giriş: Sağlık bakımı ilişkili pnömoni (SBİP) sağlık hizmetleriyle sık temas eden hastalarda ortaya çıkan ve dirençli patojen riskinin daha yüksek olduğu pnömoni olarak tanımlanır. Bu çalışma hastaneye yatış gerektiren toplumda gelişen pnömoni (TGP) ve SBİP hastalarının karşılaştırılması amacıyla planlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu prospektif çalışmaya Haziran 2015-Aralık 2016 tarihleri arasında pnömoni ile yatırılan hastalar dahil edildi. Tüm hastalar TGP ve SBİP olarak sınıflandırıldı. Gruplar demografik ve klinik özellikleri, hastalık şiddeti, etken patojen dağılımları, prognoz ve mortalite açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Toplam 169 hasta [SBİP 36 (%21.3); TGP 133 (%78.7)] değerlendirildi. SBİP için son 90 günde 2 gün veya daha uzun süre yatış öyküsü (%77.8) en sık risk faktörüydü. SBİP hastaları TGP'li hastalardan daha yaşlı [medyan yaş 72.5 (43-96), 60.0 (18-91) yıl p< 0.05] idi ve majör komorbidite önemli derecede yüksekti [sırasıyla; 97.8, %60.9 p< 0.05]. SBİP grubunda en sık görülen patojenler gram-negatif bakteriler [Klebsiella pneumoniae (%16.6) ve Psödomonas aeruginosa (%8.3)]. SBİP'li hastalarda polimikrobiyal ajanlar [%22.2’ye karşı %3.7 p< 0.05] ve MDR patojenleri [%57.1’e karşı %24 p< 0.05] daha sıktı. TGP grubunda ise gram-pozitif bakteriler daha sık izole edildi. Mortalite oranı SBİP’te, TGP’ten daha yüksekti [sırasıyla; %22.2 %6 p< 0.05]. Sonuç: SBİP, hastaneye yatışı gerektiren pnömonili hastalarda yaygındı ve mortalite oranı yüksekti. SBİP’li hastalar yaş, komorbidite, mikrobiyolojik ajanların dağılımı ve MDR patojen açısından TGP’den farklıydı. Bu nedenle hastaneye başvuran tüm pnömoni hastaları ayrıntılı olarak sorgulanmalı ve tedavi planlamasında dirençli mikroorganizmalar göz önünde bulundurulmalıdır.