Journals / Tüberküloz ve Toraks / 2021 / Cilt: 69 - Sayı: 3
Effects of personality traits on severity of sepsis
- Journal
- Tüberküloz ve Toraks
- Pages
- 349–359
- DOI
- —
Abstract
Introduction: The aim of this study was to reveal the effect of the individual’s lifestyle and personality traits on the disease process in patients with sepsis and to have clinical predictions about these patients. Materials and Methods: The study was planned as a multi-center, prospective, observational study after obtaining the approval of the local ethics committee. Patients were hospitalized in different intensive care units. Besides demographics and personal characteristics of patients, laboratory data, length of hospital and ICU stay, and mortality was recorded. Two hundred and fifty-nine patients were followed up in 11 different intensive care units. Mortality rates, morbidities, blood analyses, and personality traits were evaluated as primary outcomes. Results: Of the 259 patients followed up, mortality rates were significantly higher in men than in women (p= 0.008). No significant difference was found between the patients’ daily activity, tea and coffee consumption, reading habits, smoking habits, blood groups, atopy histories and mortality rates. Examining the personal traits, it was seen that 90 people had A-type personality structure and 51 (56.7%) of them died with higher mortality rate compared to type B (p= 0.038). There was no difference between personalities, in concomitant ARDS occurrence, need for sedation and renal replacement therapies. Conclusion: Among individuals diagnosed with sepsis/septic shock, mortality increased significantly in patients with A-type personality trait compared to other personality traits. These results showed that personal traits may be useful in predicting the severity of disease and mortality in patients with sepsis/septic shock.
Özet
Giriş: Bu çalışmanın amacı, sepsis hastalarında bireyin yaşam tarzı ve kişilik özelliklerinin hastalık sürecine etkisini ortaya çıkarmak ve bu hastalar hakkında klinik öngörülerde bulunmaktır. Materyal ve Metod: Çalışma yerel etik kurul onayı alındıktan sonra çok merkezli, prospektif, gözlemsel bir çalışma olarak planlandı. Hastaların demografik ve kişisel özelliklerinin yanı sıra laboratuvar verileri, hastanede ve yoğun bakım ünitesinde kalış süreleri ve ölüm oranları kaydedildi. İki yüz elli dokuz hasta 11 farklı yoğun bakım ünitesinde izlendi. Birincil çıktılar: ölüm oranları, hastalıklar, kan analizleri ve kişilik özellikleri olarak araştırıldı. Bulgular: İki yüz elli dokuz hasta takip edildi. Erkeklerde ölüm oranları kadınlara göre anlamlı olarak daha yüksekti (p= 0,008). Hastaların günlük aktiviteleri, çay ve kahve tüketimi, okuma alışkanlıkları, sigara içme alışkanlıkları, kan grupları, atopi öyküleri ve ölüm oranları arasında anlamlı fark bulunmadı. Kişisel özellikler incelendiğinde 90 kişinin A tipi kişilik yapısına sahip olduğu ve bunların 51 (%56,7)’inin B tipine göre daha yüksek ölüm oranıyla kaybedilidği görüldü (p= 0,038). Eş zamanlı ARDS gelişimi, sedasyon ihtiyacı ve renal replasman tedavilerinde kişilikler arasında fark yoktu. Sonuç: Sepsis/septik şok tanısı alan bireyler arasında mortalite A tipi kişilik özelliği olan hastalarda diğer kişilik özelliklerine göre anlamlı olarak artmıştır. Bu sonuçlar, kişisel özelliklerin sepsis/septik şoklu hastalarda hastalık şiddetini ve mortaliteyi tahmin etmede faydalı olabileceğini düşündürmektedir.