Journals / Tüberküloz ve Toraks / 2021 / Cilt: 69 - Sayı: 3

Is there any contribution of bronchial washing to biopsy in the diagnosis of patients with endobronchial pathology in the era of personalized medicine?

Kişiselleştirilmiş tedavi çağında endobronşiyal patolojili hastaların tanısında bronşiyal yıkamanın biyopsiye katkısı var mı?

Pages
307–313
DOI
—

Abstract

Introduction: Bronchoscopic biopsies and bronchial washings (BW) are commonly used together for the diagnosis of centrally located tumors. This study aimed to investigate the clinical relevance of routinely collecting BWs in patients who simultaneously had biopsies for visible endobronchial lesions in the current molecular analysis-driven personalized medicine era. Materials and Methods: We retrospectively reviewed the patients who underwent fiberoptic bronchoscopy (FOB) between October 2011 and December 2016. Patients who had both BW and biopsy specimens (EBB: endobronchial forceps biopsy and/or EBNA: endobronchial needle aspiration biopsy) for visible endobronchial lesions were included in this study. Demographic and clinical data, macroscopic findings during FOB, pathology results, and final diagnoses were collected from the hospital database. Results: The study included 269 patients (220 males/49 females) with a mean age of 61.6 ± 10.6 years. While the overall diagnostic yield of FOB was 71.4%, the diagnostic yields of bronchoscopic procedures were 68.2% for EBB, 83.3% for EBNA, and 19.7% for BW. Only three patients (1.1%) with undiagnostic biopsies had positive BW cytology revealing merely malignant epithelial cells. Conclusion: BW provided a negligible diagnostic contribution in 1.1% (n= 3) of the patients. These three patients had undergone further diagnostic procedures for making a proper therapeutic management plan. In the era of personalized therapy, it is logical to obtain more biopsy in the time spent for BWs.

Özet

Giriş: Bronkoskopik biyopsiler ve bronşiyal yıkamalar (BY) santral yerleşimli tümörlerin tanısında yaygın olarak birlikte kullanılmaktadır. Bu çalışma, kişiselleştirilmiş tıp çağında, görülebilir endobronşiyal lezyonlar için biyopsi alınan hastalarda rutin olarak BY alınmasının tanıya katkısını araştırmayı amaçlamaktadır. Materyal ve Metod: Ekim 2011 ile Aralık 2016 arasında fiberoptik bronkoskopi (FOB) yapılan hastalar geriye dönük olarak incelenmiştir. Görülebilir endobronşiyal lezyon için hem BY hem de biyopsi örnekleri (EBB: endobronşiyal forseps biyopsisi ve/veya EBNA: endobronşiyal iğne aspirasyonu) olan hastalar bu çalışmaya dahil edilmiştir. Hastane veri tabanından demografik ve klinik veriler, FOB sırasındaki makroskopik bulgular, patoloji sonuçları ve son tanılar toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan 269 hastanın (220 erkek/49 kadın) yaş ortalaması 61,6 ± 10,6 yıl olarak bulunmuştur. FOB’nin genel tanısal katkısı %71,4 iken, bronkoskopik işlemlerin tanısal katkıları EBB için %68,2; EBNA için %83,3 ve BY için %19,7 olarak saptanmıştır. Sadece üç hastada (%1,1) biyopsi tanısal olmamasına rağmen, BY sitolojisinde malign epitel hücreler görülmüştür. Sonuç: BY’nin tanısal katkısı ihmal edilebilir düzeydedir (n= 3) (%1,1). Bu üç hastanın tanısı, uygun bir terapötik yönetim planı yapmak için daha ileri tanısal yöntemleriyle teyit edilmiştir. Kişiselleştirilmiş tıp çağında, BY’ler için harcanan zamanda daha fazla biyopsi almak uygun görünmektedir.