Journals / Turkish Studies - Social Sciences / 2019 / Cilt: 14 - Sayı: 5
SOCIO-CULTURAL CAUSES AND CONSEQUENCES OF TOTAL FERTILITY RATE CHANGES IN TURKEY FROM 2000 TO PRESENT
- Pages
- 2449–2462
- DOI
- —
Abstract
Population growth in Turkey and in the world can be explained withseveral reasons. However, the main reason that determines populationgrowth is fertility. The total fertility rate refers to the average number ofchildren a woman gives birth to during the period when she is fertile (the15-49 age group). The fertility rate in Turkey has been declining for years.As a result of high fertility and rapid population growth, Turkey has ayoung population structure. According to the census results of 2000,while approximately 30% of the population was aged 15 and under, theshare of those aged 65 and over was about 6%. Significant reductions,especially in fertility rates, have occurred in Turkey in recent years.Depending on this, the age structure of the population in Turkey is alsochanging. The total fertility rate, which was five children per woman inthe 1970s, decreased to 2.65 children in the 1990s and to 2.26 childrentoday. This change has also caused the median age in Turkey to rise. InTurkey, the median age, which generally ranged from 19.6 to 20.3 yearsin 1940-1960, increased steadily after 1970. The median age, which was24.8 in 2000, reached 32 in 2018. As of the end of 2018, the median agewas determined to be 31.4 in males and 32.7 in females. This changearises as a result of the economic and socio-cultural development inTurkey.Define Turkey's social development as a priority and is associated withincreased educational opportunities of men. Increased, leadership servicelife more easily folded in the possibility of strengthened. The age ofmarriages and the age of having a child are shifted further, leading tochanges in the number of children according to age groups.
Özet
Türkiye ve dünya üzerinde nüfus artışı çeşitli nedenlerle açıklanabilir. Ancak nüfus artışını belirleyen temel neden doğurganlıktır. Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem (15-49 yaş grubu) boyunca doğurduğu ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Türkiye’de doğurganlık hızı yıllar itibariyle düşmektedir. Yüksek doğurganlık ve hızlı nüfus artışlarının da bir sonucu olarak Türkiye genç bir nüfus yapısına sahiptir. 2000 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre nüfusun yaklaşık olarak % 30’u 15 yaş ve altındayken, 65 ve üzeri yaşın payı yaklaşık % 6’dır. Son yıllarda Türkiye’de özellikle doğurganlık hızlarında önemli azalmalar meydana gelmiştir. Buna bağlı olarak, Türkiye’de nüfusun yaş yapısı da değişmektedir. 1970’lerde kadın başına 5 çocuk olan toplam doğurganlık hızı 1990’lı yıllarda 2,65 çocuğa, günümüzde ise 2,26 çocuğa kadar düşmüştür. Bu değişim Türkiye medyan yaşının (ortanca yaş) da yükselmesine neden olmuştur. Türkiye’de 1940-1960 yıllarında genel olarak 19,6 ile 20,3 arasında değişen ortanca yaş, 1970 yılından sonra sürekli olarak artış göstermiştir. 2000 yılında 24,8 olan ortanca yaş, 2018 yılında 32’ye ulaşmıştır. 2018 yılı sonu itibari ile ortanca yaş erkeklerde 31,4 iken, kadınlarda 32,7 olarak belirlenmiştir. Bu değişim Türkiye’de ekonomik ve sosyo-kültürel gelişimin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de yaşanan toplumsal gelişim öncelikli olarak kadınların ve erkeklerin eğitim imkanlarının artmasıyla ilişkilidir. Özellikle yüksek öğretim olanaklarının artmış olması, dolayısıyla kadınların iş hayatına daha kolay katılmasına da imkan sağlamıştır. Evlilik yaşlarının ve çocuk sahibi olma yaşlarının daha ileriye ötelenmesi yaş gruplarına göre sahip olunan çocuk sayısının da değişmesine sebep olmuştur.