Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2018 / Cilt: 13 - Sayı: 5

ANALYSIS OF DUHA KOCA OGLU DELI DUMRUL NARRATIVE WITHIN THE FRAMEWORK OF LITERARY SEMIOTICS

DUHA KOCA OĞLU DELİ DUMRUL ANLATISININ YAZINSAL GÖSTERGEBİLİM KURAMI ÇERÇEVESİNDE İNCELENMESİ

Pages
229–256
DOI
—

Abstract

Oral narrative tradition dates back centuries, and it has a greatvariety of rich culture and colorful motives in literature. Within thiscultural wealth, one of the most significant works of art is Dede Korkutnarratives accepted as the oldest epic tales belonging to Turks which arethe stories that can be shown as the earlier examples of oral literature inTurkish culture. The common point of the tales is to have fantasticexpressions. The heroes are Turks, and they usually fight againstdifferent actants which can be real or abstract. Moreover, the tales putforward the form of life, moral and cultural values in Turks’ life. Amongthe tales, one of the most outstanding tales of Dede Korkut is The Storyof Delu Dumrul that is read and interpreted in the sense of semiotics. Inthis study, we handle the struggles and testings of Deli Dumrul as anactant within the context of Paris Semiotic School’s actantial schema. Itis a fact that folk tales have some special features such as good is alwaysrewarded while bad is punished. By adhering to the literary semioticsperspective of the school, it is the point of departure of this research toreveal if the situation is valid for this epic tale. At the end of the research,the validity of the general fact belongs to the folk tales stated above ispartly actualized in Deli Dumrul narrative. The state of the result in thenarrative is solved by taking the support of the supernatural forces andreligious values. In this case, the positive ending of the narrative dependson fulfilling the function of both belief and religion positively in thesociety.

Özet

Edebiyata kültürel zenginlik ve renkli motifleriyle ayrı bir tad katan sözlü anlatı geleneği, yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Bu gelenek ve kültürel zenginlik içinde yer alan en önemli sanat yapıtlarından biri de Türklere ait olan Dede Korkut Anlatılarıdır. Bu anlatılar, Türklerin özelliklerini, gelenek ve göreneklerini yansıtan ilk sözlü anlatılar olarak kabul görür. Bu hikâyelerde yer verilen olağanüstü durum ve yansımalar, bu anlatıların ortak özelliklerini oluşturur. Anlatıların kahramanları genellikle Türk’tür. Bu kahramanlar amaçları uğruna, gerçek olan ya da olmayan, somut ya da soyut, eyleyenlerle sürekli bir savaşım halindedir. Belirli amaçlar uğruna savaşım veren kahramanlarının yanısıra, Dede Korkut Anlatıları, Türk toplumunun yaşam biçimini, ahlaki ve kültürel değerlerini de ortaya koyan önemli kültürel araçlardır. Bu anlatıların arasında en göze çarpan hikâyelerden biri de, bu çalışmanın temel konusunu oluşturan, Duha Koca Oğlu Deli Dumrul anlatısıdır. Bu çalışmada, anlatının başkahramanı olan Deli Dumrul’un maruz kaldığı olgu ve olaylar, hayata tutunmak için verdiği mücadele ve sınavlar, Algirdas Julien Greimas’ın eyleyenler şeması çerçevesinde çözümlenecektir. Aslında, halk masallarının genel kabul gören gerçeği, iyilerin ödüllendirilip kötülerinse cezalandırılmasıdır. Göstergebilimsel bakış açısıyla, bu genel gerçeğin Deli Dumrul anlatısında da olup olmadığını ortaya koymak bu araştırmanın temelini oluşturmuştur. Araştırmanın sonunda bu genel gerçeğin doğruluğu, Deli Dumrul anlatısında kısmen de olsa görülmüştür. Anlatıdaki sonuç durumu, doğaüstü güçlerden ve dinsel değerlerden destek alınarak çözülmektedir. Bu durumda da anlatının olumlu sonuçlanması, dinin ve inancın toplumdaki olumlu işlevini yerine getirdiği düşüncesine bağlanmaktadır.