Journals / Turkish Journal of Urology / 2017 / Cilt: 43 - Sayı: 1
Voiding cystourethrogram: How much should we be selective?
- Journal
- Turkish Journal of Urology
- Pages
- 79–84
- DOI
- —
Abstract
Objective: In this study, we examined the patients’ characteristics, who underwent voiding cystourethrography(VCUG), in order to determine any selectivity for indication of this invasive method.Material and methods: After exclusion of indications of neurogenic bladder or antenatal hydronephrosisand control VCUGs, 159 VCUGs performed in our clinic within one year were evaluated. Patients are dividedinto three groups accoding to age. Clinical characteristic and findings of renal ultrasonography (US)and renal scintigraphy were examined.Results: Vesicoureteral reflux (VUR) was detected in 61 (38.3%) of 159 patients who underwent cystourethrographicexaminations, in 45.8% of the patients with a history of recurrent urinary tract infection (UTI),in 22.0% of the patients with pathological urinary system US without history of recurrent UTI. High-gradereflux rate was significantly more frequent in renal units with pathological US findings. Severe scar wassignificantly more frequent in renal units with high-grade reflux when compared to renal units without refluxand those with low-grade reflux. Predictive values of recurrent UTI, scarring status and pathological US forVUR were separately analyzed and seen that likelihood of indicating VUR was increased when all 3 riskfactors were assessed together.Conclusion: Vesicoureteral reflux is a problem in which diagnostic process and management strategyshould have to be considered in individualized manner for each patient. Before prescribing invasive VCUG,imaging urinary system by US and scintigraphy and determining whether there is recurrent UTI will improveselectivity and success of VCUG.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, invaziv bir işlem olan işeme sistoüretrografisi (VSUG) endikasyonunda herhangi seçicilik belirleyebilmek için, işlem yapılan hasta özelliklerini inceledik. Gereç ve yöntemler: Nörojenik mesane, antenatal hidronefroz endikasyonları ve kontrol VSUG çekimleri dışlandıktan sonra kliniğimizde bir yıl içinde yapılan 159 VSUG incelendi. Hastalar yaş, klinik özellikler ve renal ultrasonografi (US) bulgularına göre üç gruba ayrıldı ve renal sintigrafileri incelendi. Bulgular: Sistoüretrografi çekilen 159 hastanın 61’inde (%38,3), rekürren idrar yolu enfeksiyonu (RİYE) hikayesi olan hastaların %45,8’inde, RİYE olmaksızın anormal üriner sistem US olanların %22’sinde vezikoüretal reflü (VUR) tespit edildi. Yüksek dereceli reflü oranı anormal US bulgusu olan renal ünitelerde anlamlı olarak yüksekti. Ciddi renal skar bulgusu yüksek dereceli reflü olanlarda reflü olmayan ya da düşük dereceli olanlara kıyasla anlamlı olarak yüksekti. Skar durumu, RİYE ve anormal US bulgularının VUR için ayrı ayrı öngörü değerleri analiz edildi ve her üç risk faktörünün birlikte değerlendirilmesi ile VUR’a eşlik etme öngörü olasılığının arttığı görüldü. Sonuç: Vezikoüreteral reflü, tanısal yaklaşım ve süreçte her hastaya bireyselleştirilmiş bir şekilde değerlendirme gerektiren bir problemdir. İnvaziv bir VSUG istemeden önce üriner sistemin US ve sintigrafi ile görüntülenmesi ve RİYE olup olmadığının belirlenmesi VSUG’de hedef başarıyı ve seçiciliği iyileştirecektir