Journals / Turkish Journal of Surgery / 2021 / Cilt: 37 - Sayı: 3
Minimally invasive liver surgery: the Charité experience
- Journal
- Turkish Journal of Surgery
- Pages
- 199–206
- DOI
- —
Abstract
Minimally invasive liver surgery (MILS) was established as last abdominal surgical specialty through the 1990s. With a shift from mainly benign to malignant indications, MILS was shown to be equal to open liver surgery in terms of oncological outcomes, with benefits in intraoperative blood loss, postoperative pain, postoperative complication rates, hospital length of stay and quality of life. With colorectal liver metastases and hepatocellular carcinoma as the most common indications, most liver resection can be performed minimally invasive nowadays, including patients with liver cirrhosis. Initially perceived limitations of laparoscopic liver surgery were weakened by gaining experience, technical progress and pioneering of new resection approaches. Lately robotic liver surgery was adopted to the field of MILS to further push the limits. To simplify first resections, technical variations of the minimally invasive approach can be utilized, and difficulty scores help to select resections suitable to the level of experience. We hereby give an overview of the establishing of a minimally invasive liver surgery program at our center.
Özet
Minimal invazif karaciğer cerrahisi (MİKC), 1990’lı yıllarda karın cerrahisi uzmanlığının gelişen en son parçasıdır. Önceleri ağırlıklı olarak benign endikasyonlardan malign endikasyonlara olan değişim ile MİKC’nin, intraoperatif kan kaybı, postoperatif ağrı, postoperatif komplikasyon oranı, hastanede kalış süresi ve hayat kalitesi bakımından sağladığı yararlar ile onkolojik sonuçlar açısından açık karaciğer cerrahisine eşdeğer olduğu gösterilmiştir. Kolorektal karaciğer metastazları ve hepatosellüler karsinom endikasyonlarda başı çekerken, günümüzde karaciğer sirozu olan hastalarda dahi birçok karaciğer rezeksiyonu minimal invazif yöntemlerle yapılmaktadır. Laparoskopik karaciğer cerrahisi ile ilgili erken dönemde düşünülen sınırlılıklar, kazanılan deneyimler, teknik alanda ilerlemeler ve yeni rezeksiyon yaklaşımları sonucunda etkisini kaybetmeye başlamıştır. Son yıllarda, sınırları iyice zorlamak adına robotik karaciğer cerrahisi de MİKC alanına uygulanmıştır. İlk rezeksiyonları basitleştirmek için minimal invazif yaklaşımın teknik varyasyonları kullanılabilmekte ve tecrübe seviyesine uygun rezeksiyonların seçiminde zorluk skorları da yardımcı olmak- tadır. Bu çalışmanın amacı, merkezimizde başlattığımız minimal invazif karaciğer cerrahisi programının bir özetini sunmaktır.