Journals / Turkish Journal of Medical Sciences / 2010 / Cilt: 40 - Sayı: 6
Crimean-Congo hemorrhagic fever cases in the eastern Black Sea Region of Turkey: demographic, geographic, climatic, and clinical characteristics
- Pages
- 829–834
- DOI
- —
Abstract
Crimean-Congo hemorrhagic fever (CCHF) is a disease that is known since 1944 affecting many people across the world and causing a high mortality rate. The aim of this study was to determine the epidemiological and clinical characteristics of the CCHF cases in our region. Materials and methods: The present study was conducted in patients with CCHF who were hospitalized between 2004 and 2006 at Karadeniz Technical University. Demographic, geographic, climatic, and clinical characteristics of all patients were investigated. Results: A total of 102 patients with confirmed CCHF were investigated in this study. All of the patients were from rural areas. Eighty-seven patients (85.2%) were livestock workers. None of the cases was from the region where mountain range faced the sea and all cases were from areas of Harşit, Kelkit, and Çoruh valleys situated at 1100-2265 m above sea level where the mountain ranges ceased to separate the sea and inner regions and streams reached the sea. Conclusion: CCHF case series have been reported from Turkey as well and particularly Middle Anatolia and northeastern regions have been determined as endemic areas recently. Population of those regions mostly earns their life from livestock breeding and agriculture, which increases the risk of exposure to ticks and development of CCHF. Therefore, especially in cases coming from regions categorized as endemic, it has been concluded that mortality can be reduced by carefully taken medical history and practice of rapid medical treatment and replacement therapies in consideration of CCHF pre-diagnosis.
Özet
Amaç: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) 1944 yılından beri bilinen, dünyada birçok insanı etkileyen ve mortaliteoranı yüksek olan bir hastalıktır. Bu çalışmanın amacı bölgemizdeki KKKA olgularının epidemiyolojik ve kliniközelliklerini belirlemekti.Yöntem ve gereç: Sunulan çalışma Karadeniz Teknik Üniversitesinde 2004-2006 yılları arasında hastanede yatırılanKKKA’lı hastalarda yapıldı. Hastaların demografik, coğrafik, iklimsel ve klinik özellikleri incelendi.Bulgular: Bu çalışmada KKKA’li toplam 102 hasta incelendi. Hastaların hepsi kırsal kesimde yaşıyor ve %85.2’sihayvancılık yapıyordu. Hiçbir vaka sıradağların denize bakan yüzeyindeki bölgeden olmayıp, vakaların deniz ile içbölgeleri ayıran sıradağların kesildiği ve akarsuların denize ulaştığı Harşit, Kelkit ve Çoruh Vadileri’ndeki denizdenyükseklikleri 1100-2265 m arasındaki yerleşim alanlarından geldiği tespit edildi.Sonuç: Son yıllarda Türkiye’den de KKKA vaka serileri bildirilmeye başlanmış olup, özellikle ülkemizin Orta Anadoluve Kuzeydoğu bölgeleri hastalık açısından endemik bölgeler olarak belirlenmiştir. Bu bölgelerde halkımız geçimini genelolarak tarım ve hayvancılıkla sağlamakta olup, bu durum kene ile temas riskini artırarak KKKA gelişimine nedenolabilmektedir. Bu nedenle özellikle endemik olarak kabul ettiğimiz bölgelerden başvuran hastalarımızın epidemiyolojikhikayelerinin dikkatlice sorgulanması, KKKA ön tanısının düşünülerek yapılacak hızlı tıbbi müdahale ve replasmantedavileri ile mortalitenin düşürüleceği kanısına varılmıştır.