Journals / Turkish Journal of Earth Sciences / 2012 / Cilt: 21 - Sayı: 6

İstanbul Paleozoiki’nin stratigrafisi ve bazı yapısal özellikleri

Stratigraphy and some structural features of the İstanbul Palaeozoic

Pages
817–866
DOI
—

Abstract

Palaeozoic rocks crop out across large areas in the İstanbul region. The Palaeozoic sequence starts with the Lower Ordovician fluviatile and lacustrine deposits (Kocatöngel and Kurtköy formations). The area was transgressed by the sea during the Late Ordovician–Early Silurian, represented by the feldspathic quartzwacke and quartz-arenites of the Kınalıada and Aydos formations. The basin became progressively deeper and more stable during the Silurian and Devonian. In this period, micaceous siltstones and sandstones of the Yayalar Formation (Upper Ordovician (?)– Lower Silurian), shelf-type carbonates of the Pelitli Formation (Lower Silurian–Lower Devonian), fossil-rich micaceous shales with rare limestone intercalations representing a low-energy open shelf environment (Pendik Formation, Lower– Middle Devonian) and nodular limestones, formed in an open shelf to slope setting (Denizli Köyü Formation, Upper Devonian–Lower Carboniferous), were deposited. Lower Carboniferous black lydites, which form horizons within the Denizli Köyü Formation, and also constitute a marker horizon at the top of the formation, imply a source with a high silica content. The basin, which was tectonically stable from the Ordovician to the beginning of the Carboniferous, became a site of turbiditic flysch deposition (Trakya Formation) and tectonically active during the Early Carboniferous. Tectonic movements in the Carboniferous–Permian period resulted in the deformation and intrusion of the Permian Sancaktepe granitoid. The Variscan deformation probably involved east–west contraction resulting in north–southtrending asymmetric folds and thrusts, which resulted in the uplift of the region, followed by the deposition of Permian (?)–Lower Triassic fluviatile red clastics over large areas.

Özet

İstanbul bölgesi Erken Paleozoyik (Ordovisiyen)–Kuvaterner aralığını kapsayan jeolojik zaman diliminin önemli bölümünü temsil eden kaya stratigrafi birimlerini içerir ve bu süreçte etkin olmuş önemli tektonik olayların derin izlerini taşır. Paleozoyik, Mesozoyik ve Tersiyer yaşta kaya birimlerinin yüzeylediği bu yörede, Erken Ordovisiyen yaşta akarsu ve göl ortamlarını temsil eden karasal çökeller (Kocatöngel ve Kurtköy formasyonları) bölgenin yüzeye çıkan en yaşlı kaya birimlerini oluştururlar. Erken Ordovisyen’de kara halinde bulunan bölge, Geç Ordovisiyen–Erken Siluriyen’de Kınalıada ve Aydos formasyonlarının feldispatlı kuvars-vake ve kuvars-arenitleriyle temsil edilen bir transgresyonla başlayan, Siluriyen ve Devoniyen’de giderek derinleşen, tektonik bakımdan duraylı bir denizle kaplanır. Bu süreçte yaşlıdan gence doğru, mika pullu miltaşı-kumtaşının egemen olduğu Yayalar Formation (Üst Ordovisiyen(?)–Alt Siluriyen), şelf tipi karbonat çökelimini yansıtan Pelitli Formation (Alt Siluriyen–Alt Devoniyen), düşük enerjili açık şelf ortamlarını temsil eden, bol makrofosilli, seyrek kireçtaşı arakatkılı mikalı şeyilleri kapsayan Pendik Formasyonu (Alt–Orta Devoniyen) ve açık şelf-yamaç ortamını temsil eden yumrulu (sucuk yapılı), şeyil arakatkılı kireçtaşıkilli kireçtaşının yoğun olduğu Denizli Köyü Formasyonu (Üst Devoniyen+Alt Karbonifer) çökelir. Denizli Köyü Formasyonu içinde ara düzeyler halinde yer alan ve en üst kesiminde klavuz bir düzey olarak izlenebilen yaşta siyah silisli (lidit) çökeller (Yürükali Üyesi, Baltalimanı Üyesi), havza yakınlarında, yoğun silis getirimine neden olan volkanizma vb bir kaynağın bulunduğunu düşündürür. Ordovisiyen’den Karbonifer başlangıcına değin tektonik duraylılık gösteren havza, Erken Karbonifer’de filiş türü kumtaşı-şeyil ardışığı (Trakya Formasyonu) ile temsil edilen türbiditik akıntıların etkin olduğu duraysız ortam karekterine bürünür. Karbonifer–Permiyen aralığında etkin olan tektonik hareketlere bağlı olarak, Sancaktepe Graniti (Permiyen) ile temsil edilen mağmatik sokulumlar gelişir. Olasılıkla Variskiyen hareketlerin etkisiyle havza günümüzdeki yönlere göre kabaca D–B doğrultulu sıkışma sonucu K–G eksen gidişli bakışımsız kıvrım ve D–B yönlü bindirmelere sahne olur. Bu hareketler sonucu karalaşan bölgede Permiyen–Erken Triyas yaşlı kalın karasal birikintiler (Kapaklı Formation) geniş alanlar kaplar.