Journals / Turkish Journal of Clinics and Laboratory / 2018 / Cilt: 9 - Sayı: 4

The relationship between fibrinogen to albumin ratio and carotid artery disease in patients with carotid endarterectomy and patients with non severe carotid artery stenosis

Karotis endarterektomili ve şiddetli olmayan karotis arter darlığı olan hastalarda fibrinojen / albümin oranı ve karotis arter hastalığı arasındaki ilişki

Pages
321–226
DOI
—

Abstract

Aim: To investigate the relationship between fibrinogen to albumin ratio (FAR) and carotid artery stenosis (CAS).Material and Methods: This study included patients who underwent carotid endarterctomy (CEA) as CEA group andunoperated patients who have CAS less than 50% as non-surgical group. CAS was diagnosed with history and physicalexamination followed by doppler ultrasonography and carotid angiography. All data retrieved retrospectively from thehospital medical files. Hematologic parameters were measured and recorded. In addition, FAR was calculated.Results: Fifty patients were included in CEA group (70.0 % male, mean age: 71.0 ± 7.7 years) and 60 patients were invludedin non-surgical group (70.0 % male, mean age: 63.9 ± 8.0 years). In logistic regression analysis advanced age, presenceof coronary artery disease and FAR were identified as an independent predictor of the development of CAS. In Receiveroperating characteristic (ROC) curve analysis, for predicting development of CAS, there were 68.0% sensitivity and 65.0%specificity for FAR (area under the curve [AUC]: 0.669, 95% CI: 0.566-0.771, log rank p = 0.002).Conclusion: We found that FAR were identified as an independent predictor of the development of CAS. FAR could be apotential marker on carotid atherosclerosis in patients. But there is a need large studies including all cardiovascular diseases.

Özet

Amaç: Fibrinojen ile albumin oranı (FAR) ve karotis arter stenozu (KAS) arasındaki ilişkiyi araştırmak. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, karotis endarterektomisi (KEA) geçiren hastaları ve % 50'den az karotis arter stenozu olan hastaları içermektedir. KAS tanısı fizik muayene, tıbbi hikaye ve ardından doppler ultrasonografi ve karotis anjiyografi ile konuldu. Tüm veriler hastane tıbbi dosyalarından retrospektif olarak alındı. Laboratuvar kan sonuçları ve kaydedildi ve FAR hesaplandı. Bulgular: Elli hasta KEA grubuna dahil edildi (% 70 erkek, ortalama yaş: 71.0 ± 7.7 ) ve 60 hasta cerrahi olmayan grubuna dahil edildi (% 70 erkek, ortalama yaş: 63.9 ± 8.0 ). Lojistik regresyon analizinde ileri yaş, koroner arter hastalığı ve FAR varlığı KAS gelişiminin bağımsız bir prediktörü olarak tanımlandı. Receiver operating characteristic (ROC) eğrisisi analizinde, KAS gelişimini tahmin etmek için FAR için % 68.0 duyarlılık ve % 65.0 özgüllük vardı (Area Under the Curve [AUC]: 0.669, 95% CI: 0.566-0.771, log rank p = 0.002). Sonuçlar: FAR'ın KAS gelişiminin bağımsız bir öngörücüsü olarak tanımlandığını bulduk. FAR, hastalarda karotis aterosklerozu üzerinde potansiyel bir belirteç olabilir. Ancak, tüm kardiyovasküler hastalıkları içeren büyük çalışmalara ihtiyaç vardır.