Dergiler / Folklor/Edebiyat / 2015 / Cilt: 21 - Sayı: 82

Durağan Olanı Tanıma Macerasında Bir Akademisyenin Son Sözü: Türk Halkbilimi

Sayfa
271–297
DOI
—

Özet

Türkiye’de etnolojinin kurgulanışı, kendi toplumundaki “durağan” grupları incelemek şeklindeolmuştur. Bu kurgulanışın gerekçesi, modernleşme sürecinde sorunlar yaşayan ülkede yaşanançatışmaların köklerini inceleyerek bu sürece katkıda bulunmak olarak özetlenebilir. Bir etnologolan Sedat Veyis Örnek, akademik hayatının tamamında bu süreçte aktif bir rol oynamıştır. 1970’liyıllardan itibaren etnolojiden halkbilime doğru kayan Örnek’in halkbilim alanındaki başyapıtıTürk Halkbilimi adıyla 1977 yılında yayımlanmıştır. 1980 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bünyesinde “Halkbilim” kürsüsünü de kuran araştırmacının adı geçen eseri,onun halkbilim anlayışının omurgasını vermektedir. Eser incelendiğinde Örnek’in halkbilimioldukça “etnolojik” biçimde ele aldığı görülmektedir. Bu bakış açısı, araştırmacının birikimiyleyakından ilişkilidir. Bu bakış açısının, Türkiye halkbilim araştırmalarında “halkbilim” ile “halkedebiyatı” arasında bir ikiliğin olduğu yönündeki yanılsamaya, belli oranda katkıda bulunduğunusöylemek mümkündür. Öte yandan bilimde objektifliği öne çıkarması, araştırma yaptığı insanları“nesne” olarak algılamasında belli bir paya sahip olup bu noktada sadece kavramsal bakımdandeğil, etik sorunlara yol açabilecek bazı önerilerde bulunmasına da sebep olmuştur.

Anahtar kelimeler: Sedat Veyis Örnek, Türk Halkbilimi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi