Journals / Turkish Journal of Agriculture and Forestry / 2009 / Cilt: 33 - Sayı: 2

Parametrik olmayan ölçümler ile Ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.)genotiplerinin Genotip x çevre interaksiyonlarının değerlendirilmesi

Interpreting genotype x environment ınteraction in bread wheat (Triticum aestivum L.) genotypes using nonparametric measures

Pages
127–137
DOI
—

Abstract

The objectives of this study were to compare nonparametric stability measures, and to identify promising high-yield and stable bread wheat (Triticum aestivum L.) genotypes in 7 environments during 2003-2005 in the central Black Sea region of Turkey. The bread wheat genotypes (20 advanced lines and 5 cultivars) were grown in a randomized complete block design with 4 replications in 7 different environments. Three nonparametric statistical tests of significance for genotype × environment (GE) interaction and 10 nonparametric measures of stability were used to identify stable genotypes in 7 environments. Combined ANOVA and nonparametric tests (Kubinger, Hildebrand, and De Kroon/Van der Laan) of genotype × environment interaction indicated the presence of significant crossover and non-crossover interactions, as well as significant differences between genotypes. In this study high TOP values (proportion of environments in which a genotype ranked in the top third) and low rank-sum values (sum of ranks of mean yield and Shukla’s stability variance) were associated with high mean yield. Nonetheless, results of the other nonparametric tests were negatively correlated with mean yield. In the simultaneous selection for high yield and stability, only the rank-sum and TOP methods were useful in terms of the principal component analysis (PCA) results, and correlation analysis of nonparametric stability statistics and yield. According to these stability parameters (TOP and rank-sum) G7 (VONA//KS75210/TAM101), G9 (JUP/4/CLLF/3/II14.53/ODIN//CI13431/WA 00477), G20 (Sakin), and G21 (VORONA/KAUZ//1D13.1/MLT) were the most stable genotypes for grain yield. The results also revealed that based on nonparametric test results stability could be classified into 3 groups, according to agronomic and biological concepts of stability.

Özet

Bu çalışmanın amacı, Orta Karadeniz Bölgesinde 7 çevrede yürütülen denemelerde parametrik olmayan stabilite ölçümlerini karşılaştırmak ve yüksek verimli stabil ümitvar ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) genotiplerini belirlemektir. Ekmeklik buğday genotipleri (20 ileri seviyedeki hat ve 5 çeşit) tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak 7 çevrede, 2003-2005 yılları arasında ekilmiştir. Genotip × çevre (GE) interaksiyonunun belirlenmesinde kullanılan üç parametrik olmayan istatistiki önemlilik testi ve stabilite analizleri ile ilgili 10 parametrik olmayan stabilite ölçümü 7 lokasyonda stabil genotipleri belirlemek amacıyla kullanılmıştır. Birleştirilmiş ANOVA ve genotip-çevre interaksiyonlarında kullanılan parametrik olmayan testler (Kubinger, Hildebrand, and De Kroon/Van der Laan) önemli crossover ve non-crossover interaksiyonlarını ve genotipler arasında önemli derecede farklılıkların olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmada belirlenen yüksek TOP (bir genotipin ilk üç içersinde yer aldığı lokasyonların oranı) değeri ve düşük rank-sum (sıra-toplam) (ortalama verimin sıralama toplamı ve Shukla’ nın stabilite varyansı) değeri yüksek ortalama verim ile ilişkili olmuştur. Ancak, diğer parametrik olmayan metotlar ortalama verim ile olumsuz korelasyon göstermişlerdir. Yüksek verim ve stabilite bakımından yapılan eş zamanlı seçimde, temel bileşen analizi (PCA) ve parametrik olmayan stabilite analizi ile verimin korelasyon analizi sonuçlarına göre sadece rank-sum (sıra-toplam) ve TOP metotları yararlı olacaktır. Bu stabilite parametrelerine göre (TOP ve rank-sum) G7 (VONA//KS75210/TAM101), G9 (JUP/4/CLLF/3/II14.53/ODIN//CI13431/ WA00477), G20 (Sakin) ve G21 (VORONA/KAUZ//1D13.1/MLT) genotipleri tane verimi bakımından en stabil genotipler olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar aynı zamanda parametrik olmayan stabilite metodlarının stabilitenin agronomik (tarımsal) ve biyolojik esaslarına dayanarak üç grup altında toplanabileceğini göstermiştir.