Journals / Toplum ve Bilim / 2011 / Cilt: 0 - Sayı: 120

A transformed Kemalist Islam or a new Sunnite civic morality?: A study of Religious Culture and Morality textbooks in Turkish high school curricula

Kemalist İslâm'ın dönüşümü mü yoksa yeni Sünni yurttaş ahlâkı mı?: Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders kitapları üzerine bir inceleme

Pages
48–78
DOI
—

Abstract

This article asks questions about the relationship between secularism, citizenship and Islam in contemporary Turkey. We discuss the meaning of the formulation of a new Turkish civic morality infused with Islam in contemporary Turkey through a content analysis of the 1995 and 2007 editions of Religious Culture and Moralitycourse textbooks that are used in high school curricula. This course, while maintaining continuity with the aim of the Republic s diffusion of national religious morality through a revised version of Islam, concretizes in its recent syllabus the reislamisation of the Turkish public sphere since 1980s. Our research tries to figure out in what sense the content of Kemalist Islam , which used to be the only legitimate religiosity taught in national education, changed with the modifications, and whether Kemalist Islam loses its centrality in the definition of citizen s identity, to the advantage of a new Islamic morality with the reislamization of Turkish public sphere.

Özet

Bu makale Türkiyede günümüzde yaşanan laiklik, yurttaşlık ve İslâm üzerine sorular sormayı amaçlamaktadır. Türkiyede yeni bir yurttaş ahlâkının yayılmasının anlamını, 1995 ve 2007 yıllarında lisede okutulan Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders kitapları üzerine yaptığımız bir söylem analizi yardımıyla tartışıyoruz. Bu dersin verili- şi, cumhuriyetin, ulusal dinsel ahlâkı, İslâmın yeni bir yorumu ile beraber yayması politikası ile bir devamlılık izlerken, aynı zamanda yenilenen ders programında, Türk kamusal alanının 1980lerden sonra İslâmileşmesinin işaretlerini görürüz. Araştırmamız, milli eğitimde öğretilmesi meşru olan tek dinsellik biçimi olan Kemalist İslâmın yeni düzenlemelerle ne ölçüde değiştiğini, Kemalist İslâmın yurttaş kimliği tanımındaki merkezî konumunu yitirip-yitirmediğini, yerine, Türk kamusal alanının İslâmileşmesinin bir sonucu olarak yeni İslâmi bir kimliğin geçip-geçmediğini sorgular.