Journals / Toplum ve Bilim / 2014 / Cilt: 0 - Sayı: 131
Borders of moral economy: Unregulated trade and the new wealth of Kilis town
- Journal
- Toplum ve Bilim
- Pages
- 105–134
- DOI
- —
Abstract
Drawing on fieldwork and in-depth interviews in Kilis border town, this paper explores how the local dwellers challenged as well as creatively appropriated thegovernmental policies during the import-substituting period that pursued to reg- ulate and/or ban the trade relations; and hegemonic discourses that criminalizedand marginalized those who are involved in these activities. From the vantagepoint of a smuggler-turned-into-businessman and an extended family from ru- ral background moving up among the ranks of urban middle class, it approach- es the geographical border not only as territorial boundary, but also as the margins of economy and law that the dwellers sought benefiting as a mechanism ofsocial mobility by manipulating and circumventing it. Engaging with the notion ofmoral economy in analyzing unregulated trade across the border, this paper discuss to what extent these economic practices constitute a redistributive logic, evenif largely controlled by large-scale entrepreneurs within a context where the statefailed to promote public and local investments in industrialization and offer employment opportunities to the town community and point to the ways in whichthese practices yield to wealth generation and upward mobility as they are inter- twined with transnational crime networks.
Özet
Bu çalışma Kilis sınır kasabasında yürütülen saha araştırması ve derinlemesinegörüşmelere dayanarak kasaba sakinlerinin ithal ikameci sanayileşme döneminde ticaret ilişkilerini düzenlemeyi ve/veya yasaklamayı amaçlayan hükümet politikalarınave bu faaliyetlere katılanları kriminalize edip marjinalleştiren hegemonik söylemlerenasıl hem karşı koyup hem de bunları yaratıcı bir şekilde kendilerine mal ettiğini inceliyor. İşadamına dönüşmüş bir kaçakçı ve kırsal arka plandan kentli orta sınıfa yükselmiş bir geniş ailenin hikayesinden bakarak sınırın yalnızca ülke sınırı olmayıp aynı zamanda kasaba sakinlerinin manipüle edip etrafından dolanarak sosyal hareketlilik mekanizması olarak yararlanmaya çalıştığı ekonomik ve hukuksal çeperler olarakyaklaşıyor. Sınıraşırı kayıt dışı ticareti incelerken ahlaki ekonomi kavramına odaklanıp bu ekonomik pratiklerin önemli ölçüde büyük girişimciler tarafından kontrol edilmekle birlikte ne ölçüde devletin, kamu ve yerel sanayi yatırımlarını teşvik edemediği, kasaba halkına istihdam imkanları sunamadığı koşullarda yeniden bölüşüm mantığına oturduğunu ve bu pratiklerin ulusaşırı suç ağlarıyla iç içe geçtikleri ölçüde nasılservet ve yukarı hareketlilik yarattığını tartışıyor.