Journals / Toplum ve Bilim / 2014 / Cilt: 0 - Sayı: 131

Fugitive markets and arrested mobilities: Some notes on contraband labor and its cross-border trangressions

Kaçak pazarlar, tutuk(lu) hareketlilikler: Antep'in İran Pazarı, kaçağın emeği ve sınırötesiliği üzerine bir deneme

Pages
186–207
DOI
—

Abstract

This paper showcases a story of arrested mobilities from this fugitive market, onceentangled on a transnational route of Shi a piety and economic informality, itselfsuspended between Iran and Syria via Turkeyand one that is no more. I havetwo aims here. First, taking the now-deserted Iranian Bazaar as my vantage point,I want to sketch out the social production of a pilgrimage and contraband routethrough its contemporary absences. I offer a theoretical commentary on politicaleconomic approaches to contraband commerce and its laborers in minor urbanenvironments forged through modern state borders among the Levant, Anatolia,and Persia. At its ethnographic core, the paper is structured around two life storiesthat find their respective footings on the paths of Hajj-e Fuqara: namely that of asimultaneously formal and informal merchant at the Iranian Bazaar, Mehmet Abi,rendered unemployed after the Syrian Revolution morphed into the Syrian Crisison the one hand, the life story of a half-time policeman turned full-time contraband merchant on the other, Hidir s story, to reflect on conceptions and analytical articulations of economic formality and popular sovereignty on the fringes ofthe Middle East. By chronicling the transformations of this border landscape on thetransnational fringes of the Middle East, I aim to recover the arresting of traffic inpeople and goods as a moment in legal construction and social praxis of cross-border contraband labor, which the growing historical and anthropological scholarship on transnational mobility has often neglected in favor of historical continuityand geographical contiguity proposed by studies of late capitalism and state formation alike.

Özet

Bu makale, bir zamanlar Şii dindarlığının ve kayıt dışı ekonominin ulusaşırı gü- zergahı olmuş kendisi de Türkiye üzerinden İran ve Suriye arasında salınan ve artık var olmayan kaçak bir pazarın, tutuk(lu) hareketlilik hikayesini anlatıyor. Buradaiki amacım var. İlki, artık boşalmış olan İran Pazarını çıkış noktam olarak belirleyerek, bir hac ve kaçakçılık yolunun toplumsal üretimini, halihazırdaki yoklukları üzerinden resmetmek. Levant, Anadolu ve İran arasındaki modern devlet sınırlarıyla şekillenmiş ufak kentsel alanlarda kaçak ticarete ve onun emekçilerine dair ekonomi politik yaklaşımlara kuramsal bir yorum geliştiriyorum. Orta Doğunun sınırlarında ekonomik resmiyet ve egemenlik kavramlaştırmalar ve analitik artikülasyonlar hakkındadüşünmek için makalenin etnografik merkezini, Fukara Haccı yolunda temellenen ikihayat hikayesi oluşturuyor: İran Pazarında, Suriye Devriminden Suriye Krizine dönüşen olaylar neticesinde işsiz kalan ve hem resmî hem gayriresmi bir tüccar olan Mehmet Abinin hikayesi bir yanda; tam zamanlı kaçak tüccarlığa geçen yarı-zamanlı birpolis olan Hıdırınki diğer yanda. Orta Doğunun çeperlerindeki bu sınır manzarasının dönüşümlerini kaydederek; insan ve emta kaçakçılığının tutukluluğunu, sınırötesikaçağın emeğinin, hukuksal inşası ve toplumsal eylemi açısından bir moment olarakkurtarmayı amaçlıyorum. Ulus-aşırı hareketlilik üzerine çalışan tarihsel ve antropolojik literatürün, hem geç dönem kapitalizmi üzerine çalışmalar tarafından hem de devlet oluşumu ile ilgilenenler tarafından ortaya konan tarihsel devamlılık ve coğrafi bitişiklik/komşuluk fikirlerini yeğleyerek, bu momenti gözden kaçırdığını düşünüyorum.