Journals / Tarih İncelemeleri Dergisi / 2012 / Cilt: 27 - Sayı: 2
The Mongol Image in Chronica Maiora
- Journal
- Tarih İncelemeleri Dergisi
- Pages
- 427–458
- DOI
- —
Abstract
When the Mongols had started a new and long campaign in 1236, no one in the Europe was aware of the fact that this campaign would be turned to the Europe. But in 1241, they have suddenly encountered an enemy about whom they had never heard anything. Mongolians, after defeating two great armies of Europe in Leignitz and Mohi, moved towards the Balkans and after some operations in this region turned back. But they left ruined cities, towns and painful memories behind themselves. The letters about Mongolian invasion sent by clergy to each other shows the depression they have experienced and also reflects the way how they had perceived Mongols. Today, an important part of these letters are present only in the chronicle “Chronica Maiora”. Apart from that, the personal opinions of the writer are also present in the work. From this perspective, the work reflects the Mongol perception of the people who had personally experienced the Mongol invasion and the ones who had read the writings of these victims. In addition to these, there is some informations showing how the Mongol perception had changed in the time as a result of diplomatic relations. While in the first years of the invasion Mongols had been described as a diabolical and lawless people, as a result of progresses in the contacts these negative characteristics had been disappeared and even an appreciating view had emerged. In the article, the Mongol perception in Chronica Maiora will be examined and the change of it during the process will be tracked.
Özet
1236’da Moğollar yeni ve uzun soluklu bir sefere giriştiklerinde Avrupa’daki hiç kimse bu seferin Avrupa’ya yöneleceğinin farkında değildi. Ancak 1241’de birden bire daha önce adlarını bile duymadıkları bir düşmanla karşı karşıya geldiler. Moğollar Leignitz ve Mohi’de Avrupa’nın iki büyük ordusunu yok ettikten ve Balkanlara doğru ilerleyerek buralarda da faaliyet gösterdikten sonra geri çekildiler. Ancak arkalarında yıkılmış kent ve kasabalar ile acı hatıralar bıraktılar. Din adamlarının birbirlerine Moğol istilası ile ilgili olarak gönderdikleri mektuplar bir taraftan yaşadıkları buhranı gösterirken diğer taraftan Moğolları nasıl algıladıklarını da aksettirmektedir. Bu mektuplardan önemli bir kısmı bugün sadece Chronica Maiora adlı kronikte bulunmaktadır. Bunun yanında eserde yazarın Moğollarla ilgili şahsi değerlendirmeleri de bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında eser bizzat Moğol işgali ile karşılaşanların ve onların yazdıklarını okuyanların Moğol algısını yansıtır. Bunun yanında eserde zaman içinde Moğollarla kurulan diplomatik ilişkilerin tesiriyle Moğol algısının nasıl bir değişimden geçtiğini de gösteren bilgiler vardır. İşgalin ilk yıllarında Moğollar şeytani ve kanunsuz bir halk olarak tanımlanırken temasların gelişmesi neticesinde bu kötü özellikler ortadan kalkmış hatta Moğolları takdir eden bir bakış açısı ortaya çıkmıştır. Makalede Chronica Maiora’da Moğol algısı incelenecek ve süreç içindeki değişimi takip edilecektir.