Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi / 2021 / Cilt: 12 - Sayı: 30

CENTER STATE ORIENTATION IN TURKISH FOREIGN POLICY: TRANSFORMATION OR CONTINUATION?

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA MERKEZ ÜLKE OLMA YÖNELİMİ: DÖNÜŞÜM MÜ, DEVAMLILIK MI?

Pages
501–519
DOI
—

Abstract

Until his resignation in 2016, Ahmet Davutoğlu had largely determined the foreign policy discourse of the Justice and Development Party (JDP) governments and his “center state Turkey” discourse had formed the bases of foreign policy practices. Accordingly, activism experienced in Turkish foreign policy in the 2000s has often been considered as a foreign policy transformation identified with Davutoğlu’s foreign policy vision. The study is concerned with the question of whether center state orientation and the activism in Turkish foreign policy in the 2000s is a foreign policy transformation associated with Davutoğlu’s foreign policy vision or not. In the study, discoursive and practical aspects of center state orientation is analyzed. It is argued that ideational basis of Turkey’s center state discourse was founded in the aftermath of the Cold War. It is presented that foreign policy practices related to this discourse like establishing cultural and educational cooperation, developing diplomatic relations, focusing on foreign aid, solving problems with neighbors, playing an active role in regional peace and stability, prioritizing economic relations were started to be put into practice beginning from this period as well. Therefore, although it is a fact that these policies were implemented in a more intense and active way after 2002, saying that they are part of a foreign policy transformation under the JDP rule or Davutoğlu era results in an inadequate reading.

Özet

Ahmet Davutoğlu, istifa ettiği 2016 yılına kadar AK Parti hükümetlerinin dış politika söylemini büyük ölçüde belirlemiş;Davutoğlu’nun “merkez ülke Türkiye” söylemi, dış politika pratiklerinin temel çerçevesini oluşturmuştur. Buna bağlı olarak,2000’li yıllarda Türk dış politikasında yaşanan aktivizm de çoğu zaman Davutoğlu’nun dış politika anlayışıyla özdeşleştirilenbir dış politika dönüşümü olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma, 2000’li yıllarda Türk dış politikasında merkez ülke olmayöneliminin ve buna bağlı olarak yaşanan aktivizmin Davutoğlu’nun dış politika anlayışıyla özdeşleştirilen bir dış politikadönüşümü olup olmadığı sorusuna odaklanmaktadır. Çalışmada, Türkiye’nin merkez ülke yöneliminin söylemsel ve eylemselboyutları analiz edilmektedir. Bir söylem olarak merkez ülke ifadesinin fikri temellerinin Soğuk Savaş’ın sona ermesininakabinde atıldığı ve bu söylem bağlamında gerçekleşen kültürel ve akademik işbirliklerinin kurulması, diplomatik ilişkileringeliştirilmesi, dış yardımlara odaklanılması, komşu ülkelerle sorunların çözülmesi, ekonomik ilişkilerin öncelenmesi vegeliştirilmesi bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasında aktif rol üstlenilmesi gibi dış politika eylemlerinin de bu dönemdenitibaren uygulamaya konulduğu savunulmaktadır. Buna göre, 2002 sonrası dönemde bu politikaların daha yoğun ve aktif birşekilde uygulandığı bir gerçek olmakla birlikte, bunların Soğuk Savaş sonrası Türk dış politikasında ortaya çıkan bir trendindevamı olduğunun ıskalanarak AK Parti ya da Davutoğlu sonrası yaşanan bir dış politika dönüşümü olarak tanımlanması eksikbir okumaya sebep olmaktadır.

CENTER STATE ORIENTATION IN TURKISH FOREIGN POLICY: TRANSFORMATION OR CONTINUATION? — AJIndex