Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 27 - Sayı: 4
EFFECT OF TARGET DELINEATION AND DOSEPARAMETERS ON LOCAL FAILURE PATTERN AFTERADJUVANT RADIOTHERAPY IN GLIOBLASTOMA:EVALUATION OF EORTC AND RTOG GUIDELINES
- Pages
- 447–545
- DOI
- —
Abstract
Objective We aimed to investigate the correlation between dosedistribution and relapse pattern in glioblastoma pa tients who underwent adjuvant radiotherapy (RT) andto discuss European Organisation for Research andTreatment of Cancer (EORTC) and Radiation The rapy Oncology Group (RTOG) guidelines commonlyused for target volume delineation. Materials and Method Thirty-one consecutive glioblastoma patients whounderwent adjuvant concomitant chemoradioterapy(temozolamide) after biopsy or surgical resection inour clinic between October 2011 and June 2018 wereenrolled. Total dose of 60 Gy with 14 Gy boost af ter 46 Gy RT was given with 3 dimensional confor mal (3DCRT) in 22 patients and intensity modulatedtechnique (IMRT) in 9 patients. All patients were ad ministered concomitant temozolamide 75 mg/m2/day.The MR images taken within 2 weeks before RT isconsidered as basal investigation. Recurrent lesionsin control MR spectroscopy images within 2-3 monthsafter RT were retrospectively contoured by a radio logist and fused with planning CT images. Increasein contrast enhancement and enhanced volume inT1 MR sequences or increase in edema in T2/FLAIRsequences is reported as progression. Recurrence isdefined as new emerged lesions apart from resectioncavity or known postoperative residual lesion. The fu sed images are evaluated dosimetrically to calculateD95 (Dose of %95 volume), D50 (Dose of %50 volu me), V%95 (volume receiving % 95 of planned dose)of recurrent area.Results Median age of patients was 59 (28 -78) years with amedian survival of 17 (5 - 66) months in 17 (5 -64)months of median follow up. Median overall survivalwas found to be 17 (5 - 66) months. GTR, subtotalresection (STR) and biopsy were performed in 19, 10and 2 patients respectively. All but one patient had re sidual mass in the postroperative images. During fol low up 1 patient progressed whereas 16 patient wasstable. Recurrence was detected in 14 patients. Who le volume of recurred lesions was in PTV60 in 12 pa tients. In the remaining 2 patients, volume of recurrentlesion in PTV60 were 98.7 and 61.8 % respectively.Mean recurrent volume was found 11.14 (0.7 – 48)cc. The mean of maximum, minimum and mean do ses were 6246 cGy (6043 – 6439), 5805 cGy (3574– 6098) and 6106 cGy (5906 – 6223) respectively.Conclusion In our study 95% of the recurrent lesions were in PTV60. In our opinion, the contribution of 46 Gy to edema,especially for patients with a large operation cavityand residual lesion which could cause high normal tis sue toxicity is controversial. Therefore, single phasetreatment is reasonable in these patients.
Özet
Amaç Çalışmamızın amacı glioblastoma (GBM) tanısı ileadjuvan radyoterapi (RT) eş zamanlı temozolamiduygulanmış olan hastalarda nüks paterninin doz dağı lımı ile ilişkisinin değerlendirilmesidir. Buna ek olarakçalışma sonuçlarının ışığında GBM olgularında RThedef belirlenmesinde kullanılan European Organisa tion for Research and Treatment of Cancer (EORTC)ve Radiation Therapy Oncology Group (RTOG) kıla vuzları tartışılması amaçlandı.Gereç ve Yöntem Kliniğimizde, biyopsi veya cerrahi eksizyon sonrasıGBM tanısı almış ve Ekim 2011 – Haziran 2018 ta rihleri arasında adjuvan RT eş zamanlı temozolamiduygulanmış 31 hasta çalışmaya alındı. Radyoterapi22 hastaya 3 boyutlu konformal, 9 hastaya ise yo ğunluk ayarlı RT tekniği ile 46 Gy (Faz I) sonrası 14Gy boost (Faz II) olmak üzere toplam 60 Gy şeklindeuygulandı. Tüm hastalar RT eş zamanlı 75 mg /m2/ gün temozolamid aldı. Hastaların radyoterapi öncesiiki hafta içerisinde çekilmiş olan MR görüntüleri bazolarak alındı. Radyoterapi sonrası 2-3. ay veya son rasındaki kontrol T1 MR görüntülerinde operasyonkavitesi veya postoperatif rezidüel lezyonun kontrasttutulumunda artış, kontrast tutan volümde artış, T2/ FLAIR görüntülerde ödemde artış olan hastalar prog resyon olarak değerlendirilirken operasyon kavitesiveya postoperatif rezidüel lezyondan ayrı, yeni geli şen lezyonlar nüks olarak kabul edildi. Nüks lezyonlaruzman radyolog tarafından MR spektroskopi görüntü leri üzerine konturlandı. Bu görüntüler planlama CTgörüntüleri ile füzyon yapılarak nüks lezyon alanınınretrospektif dozimetrik değerlendirilmesi yapıldı. Do zimetrik incelemede nüks lezyon alanının maksimum,minimum ve ortalama dozları, D95(%95 inin aldığıdoz), D50 (%50 sinin aldığı doz), V%95 (planlanandozun %95 ini alan volüm) değerlendirildi.Bulgular Çalışmaya alınan 31 hastanın ortalama yaşı 59 yıl (28-78) olup median takip süresi 17 (5 -64) aydır. Mediangenel sağkalım 17 (5 - 66) ay olarak bulundu. Ope rasyon 19 hastada GTR, 10 hastada STR şeklindeolup 2 hasta biyopsi ile tanı almış idi. Bir hasta hariçtüm hastalarda postoperatif MR görüntülerinde rezidü mevcut idi. Takip süresinde 1 hastada progresyon, 14hastada nüks saptanırken 16 hastanın stabil olduğugözlendi. Nüks olan 12 hastada lezyon %100 oranın da PTV60 içinde yer almakta iken kalan iki hastada buoran sırasıyla %98.7 ve 61.8 idi. Ortalama nüks volü mü 11.14 (0.7 – 48) cc olarak bulundu. Nüks lezyon ların ortalama maksimum, minimum ve mean dozları,D95, D50, V%95 sırasıyla 6246 cGy (6043 – 6439),5805 cGy (3574 – 6098) ,6106 cGy (5906 – 6223),5941 cGy (4588 – 6162), 6123 cGy (6009 – 6217),11,04 cc (0.7 – 48.37) idi. Sonuç Çalışmamızda rekürren lezyonların % 95 oranındaPTV 60 içerisinde olduğu görüldü. Bu sonuç baz alın dığında, ödem alanını içeren hedef volüme faz I ola rak 46 Gy uygulanmasının katkısı tartışmalıdır. Özel likle operasyon kavitesi ve rezidü boyutu büyük olanve normal doku toksistesinin yüksek olacağı öngörü len hastalarda tek fazlı tedavi tercih edilebilir.