Journals / Spor Hekimliği Dergisi / 2021 / Cilt: 56 - Sayı: 3

Evaluating the atttudes of indviduals with a history of cancer towards exercise using the transtheoretical model

Kanser öyküsü olan bireylerin egzersize yönelik tutumlarının transteoretik modelle değerlendirilmesi

Pages
106–112
DOI
—

Abstract

ABSTRACT Objectve: The purpose of this study was to assess the attitudes and demands about exercise of individuals with a medical history of cancer. Materals and Methods: Regardless of the type of cancer, individuals with a history of cancer were included in the study. The sociodemographic cha‐ racteristics of the participants, smoking, comorbid diseases, their knowledge of cancer, and about exercise habits and demands were questioned with a questionnaire prepared by the researchers. Results: A total of 131 participants (61.1% female, 38.9% male; average age 51.8±11.3 years) were included in the study. Average time elapsed since their diagnosis of cancer was 46.0±48.7 months. About 26.7% of the participants reported that they had been doing regular physical activity in the past. Physical activity level was determined as 796.9±944.5 MET/week. According to the stage of exercise behaviour change questionnaire, it was determined that the individuals participating in the study were at precontemplation (29.0%), contemplation (9.9%), preparation (17.6%), action (19.1%), and maintenance (24.4%) stages. Most participants (67.9%) wanted to get information about physical activity/exercise. Participants stated that they would request physicians (46.7%), physiotherapists (22.2%), and physicians and physiotherapists jointly (11.1%) as a source of information. They most frequently requested to receive information in a face-to-face environment. The most common exercise type was walking (43.5%). It was found that 32.8% of the participants thought they follow the suggested and explained/shown exercise program, the rate being higher in females. The rate of those who stated that they wanted to follow their exercise program with an observer was 68.3%. Concluson: Assessing the conditions that prevent cancer patients from exercising, intervening in modifiable factors, and making exercise a part of the treatment process by considering their demands for physical activity may contribute to the health of patients.

Özet

ÖZ Amaç: Bu çalışmanın amacı; özgeçmişinde kanser öyküsü olan bireylerin egzersize yönelik tutumlarını ve taleplerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya kanserin tipi ayırt edilmeksizin özgeçmişinde kanser öyküsü olan bireyler dahil edildi. Araştırmacılarca hazırlanan anket formu ile katılımcıların sosyodemografik özellikleri, sigara kullanımı, komorbid hastalık varlığı, kanser tanısına yönelik bilgi düzeyleri, egzersiz alışkanlığı‐ na ve taleplerine yönelik bilgi düzeyleri sorgulandı. Bulgular: Araştırmaya 131 kişi (%61.1 kadın, %38.9 erkek; yaş ortalaması 51.8 ± 11.3 yıl) dahil edildi. Katılımcılara kanser tanısı konulmasının üzerin‐ den geçen süre ortalama 46.0 ± 48.7 ay idi. Katılımcıların %26.7'sı geçmişte düzenli fiziksel aktivitede bulunduğunu bildirmişti. Fiziksel aktivite düzeyi 796.9 ± 944.5 MET/hafta olarak belirlendi. Egzersiz değişim basamağı anketine göre araştırmaya katılan bireylerin %29.0'unun eğilim öncesi, %9.9'unun eğilim, %17.6'sının hazırlık, %19.1'inin hareket ve %24.4'ünün devamlılık basamağında oldukları saptandı. Katılımcıların %67.9'u fiziksel aktivite/egzersiz ile ilgili bilgi almak istedi. Bilgi kaynağı olarak %46.7'si hekim, %22.2'si fizyoterapist ve %11.1'i hekim ile fizyoterapist birlikteliğini talep edeceklerini bildirdi. Bilgiyi en sık yüz yüze ortamda almak istediler. Egzersiz tipi olarak en sık yürüyüş (%43.5) tercih edildi. Katılımcıların %32.8'i kendi‐ sine önerilen ve anlatılan/gösterilen egzersiz programını yapabileceğini belirtti; kadınların bu yöndeki beyanı erkeklerden daha yüksek oldu. Egzersiz programını gözetimli olarak sürdürmek istediğini bildirenlerin oranı %68.3 olarak saptandı. Sonuç: Kanser hastalarının egzersiz yapmalarına engel olan durumların gözden geçirilerek değiştirilebilir faktörlere müdahalelerde bulunulması ve fizik‐ sel aktiviteye yönelik taleplerinin dikkate alınarak egzersizin tedavi sürecinin bir parçası haline getirilmesi hastaların sağlığına katkıda bulunabilecektir.