Journals / Sosyal Mucit Academic Review / 2021 / Cilt: 2 - Sayı: 1
The Conceptual Analysis of Gender Mainstreaming in the Context of International Human Rights Law
- Journal
- Sosyal Mucit Academic Review
- Pages
- 53–71
- DOI
- —
Abstract
The purpose of gender mainstreaming in the field of human rights in the United Nations is to draw attention to the differences between men and women in the enjoyment of human rights and to show that some violations of rights particularly affect only women. Some of these violations are applied to women due to their gender (female child murder, female genital mutilation, forced marriages, gender violence, etc.) and reflect the patriarchal organization of the society in which men dominate women. However, despite this recognition, the application of gender mainstreaming to international human rights law remains sadly inadequate today. The biggest advantage of gender mainstreaming is that the ultimate goal of gender equality can be included in the mainstream political agenda and thus spread across all social spheres. In this study, it is aimed to draw the conceptual framework of the problematic meanings of the terms sex and gender in a global sense. In addition, the contributions and limits of human rights to achieve gender equality, which is the ultimate goal of gender mainstreaming, which has developed as a strategy within the UN system, will be analysed.
Özet
Birleşmiş Milletler nezdinde, insan hakları alanında toplumsal cinsiyeti ana akımlaştırmanın amacı, insan haklarından yararlanmada kadın - erkek arasındaki farklılıklara dikkat çekmek ve bazı hak ihlallerinin özellikle kadınları olumsuz şekilde etkilediğini göstermektir. Bu ihlallerin bir kısmı kadınlara cinsiyetleri nedeniyle (kız çocuk katli, kadın sünnetleri, zorla evlendirmeler, cinsiyet şiddeti vb.) uygulanmakta ve erkeklerin kadınlar üzerinde hakimiyet kurduğu toplumun ataerkil şekilde örgütlenmesini yansıtmaktadır. Bununla birlikte, bu tanımaya rağmen, toplumsal cinsiyeti ana akımlaştırma stratejisinin, uluslararası insan hakları hukuku bağlamında uygulamalarının, bugün hala üzücü bir şekilde yetersiz kaldığı görülmektedir. Toplumsal cinsiyeti ana akımlaştırmanın en büyük avantajı, toplumsal cinsiyet eşitliği hedefinin ana akım siyasi gündeme dahil edilebilmesi ve böylece tüm sosyal alanlara yayılabilmesidir. Yapılan bu çalışmada cinsiyet ve toplumsal cinsiyet terimlerinin küresel anlamda taşıdıkları sorunlu anlamların kavramsal çerçevesinin çizilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte BM sistemi içerisinde bir strateji olarak gelişen, insan haklarının toplumsal cinsiyeti ana akımlaştırmanın nihai hedefi olan, toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmesindeki katkıları ve sınırları analiz edilecektir.