Journals / SineFilozofi / 2019 / Cilt: 4 - Sayı: Özel Sayı 1

A Surrealist Prophet Of His Own: Early Postmodern Tendencıes In The Films Of Alejandro Jodorowsky

Kendi Kendisinin Peygamberi Bir Sürrealist: Alejandro Jodorowsky Sinemasında Erken-Postmodern Eğilimler

Pages
139–160
DOI
—

Abstract

This paper is aimed to determine early-postmodern features of Latin American anarchist-mystic artist Alejandro Jodorowsky’s cinema films. It can be claimed that Jodorowsky, a multifaceted artist as a filmmaker, playwright, poet and graphic novelist, has not attracted academic attention despite the fact that his films reached to cult status. Thusly, scholarly studies on the cinema of Jodorowsky amount to only a few both in Turkish and Anglo-Saxon Western literature. In this respect, this paper undertakes to be a source in Turkish literature on Alejandro Jodorowsky, an extraordinary transnational auteur, who sees his art as an expression of his philosophical worldview and aims to cure the audience through images full of grotesque and violence. Three sample films of the director which we analyze utilizing textual analysis technique are as follows: El Topo (1970), La Montaña Sagrada (1973) and Santa Sangre (1989). In this paper, Jodorowsky is appraised as a postmodern filmmaker in the sense that he tells circular, allegorical stories in which characters alieanated in modern world are in search for meaning and truth, and that he satirize metanarratives and understanding of spirituality of monotheistic religions –especially Catholic church and its messianic belief.

Özet

Bu çalışma Latin Amerikalı anarşist-mistik sanatçı Alejandro Jodorowsky’nin sinema filmlerinde erken-postmodern özellikleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Sinemacı, oyun yazarı, çizgiroman yazarı ve okültist olarak çok yönlü bir portre çizen Jodorowsky’nin filmleri artık kült mertebesine ulaşmış olmasına rağmen eserlerinin genel olarak akademik ilgiye değer görülmediği iddia edilebilir. Nitekim, hem Türkiye’de hem de Anglo-Sakson Batı literatüründe Jodorowsky sineması üzerine yapılmış akademik çalışmalara rastlamak oldukça zordur. Bu açıdan bakıldığında bu çalışma ulusötesi sinemada sıradışı bir auteur olan ve izleyiciyi grotesk ve vahşet yüklü imajlarla şoke ederek sağaltmayı amaçlayan ve sanatını dünyaya karşı takındığı felsefi tutumun bir dışavurumu olarak gören Alejandro Jodorowsky’ye dair Türkçe literatürde bir kaynak olma iddiası da taşımaktadır.Bu çalışmada örneklem olarak seçilen El Topo (1970), La Montaña Sagrada (1973) ve Santa Sangre (1989) filmleri metin analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu film örneklerinde görülebileceği gibi Jodorowsky, modern dünyada yabancılaşmış karakterleri, anlam ve köken arayışına yönelten dairesel alegorik hikayeler anlatması, büyük anlatıları -özellikle de Katolik kilisesi ve onun kurtarıcı Mesih inancını- ve de semavi dinlerin ruhanilik anlayışını hicveden parodileri tercih etmesi bakımından postmodern bir sinemacı olarak değerlendirilmektedir