Journals / Selçuk İletişim / 2018 / Cilt: 11 - Sayı: 1

SYRIAN ASYLUM SEEKERS IN THE TURKISH PRESS: THE ANALYSIS OF THE FIRST 5 YEARS (2011-2015)

TÜRK BASININDA SURİYELİ SIĞINMACILAR: İLK BEŞ YILIN ANALİZİ (2011-2015)

Pages
237–256
DOI
—

Abstract

Things happening in Syria since 2011 are probably one of the most inhumane experiences of the world history. More than 5 million Syrians who were enforced to leave their places are still struggling in different countries. The issue has received great interest from both the Turkish media and the world media. The study focuses on the press coverage of Syrian asylum seekers starting from the period the asylum seekers entered Turkey in 2011 until the year 2015. By this means, news articles and columns published in the highest circulated 5 newspapers in a period of 5 years were analysed by employing content analysis method. According to the findings, most news reports and columns employed a positive or balanced view towards asylum seekers. However, it was found that asylum seekers did not have opportunity to explain their own views in the press coverage. Therefore, asylum seekers were transformed into objects instead of giving them the opportunity to become active subjects. Another finding in the research is related to the legal concept of “refugee”. The concept is misused by the Turkish press and it is often seen as a synonym of the concept “asylum seeker”.

Özet

2011 yılından beri Suriye’de yaşananlar insanlık tarihinin en acı tecrübelerinden biriolmaya aday niteliktedir. İç savaşın zorunlu göçe maruz bıraktığı 5 milyondan fazlaSuriyeli halen farklı ülkelerde yaşam savaşı vermektedir. Konu son yıllarda hem Türkmedyası hem de dünya medyası tarafından ilgiyle takip edilmektedir. Bu çalışma daTürkiye’nin Suriyeli sığınmacılara kapılarını açtığı 2011 yılından başlayarak 2015 yılınakadar basın içeriğinde konunun nasıl yansıtıldığı ve tartışıldığına odaklanmaktadır. Buamaçla Türkiye’de yayın yapan en yüksek tiraja sahip 5 ulusal gazetenin 5 yıl boyuncaSuriyeli sığınmacılara ilişkin yayımladığı haber metinleri ve köşe yazıları içerik analiziyöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular göstermektedir ki haber metinleri ve köşeyazılarının çoğunda sığınmacılara karşı olumlu veya dengeli bir dil kullanılmıştır. Bunarağmen metinlerde sığınmacıların kendi seslerini duyurma imkânları oldukça kısıtlıdır.Bu durum basın içeriğinde Suriyeli sığınmacıları nesneleştirmekte ve sığınmacılarınmetinlerde aktif birer özne olmasını engellemektedir. Ayrıca çalışma kapsamında eldeedilen bulgular, Türk basının hukuki bir statüyü de ifade eden mülteci kavramına hatalıbir biçimde yer verdiğini ve bu kavramı çoğu zaman sığınmacı kavramıyla aynı anlamdakullandığını göstermektedir.