Journals / Sakarya Tıp Dergisi / 2017 / Cilt: 7 - Sayı: 4

Goldenhar Sendromu Goldenhar Sendromu Astım

- Kardiyolojik Hastalık Profillendirmesi Ve Hava Kalitesi Değerlendirmesi

Pages
34–37
DOI
—

Abstract

Objective:Method:The aim of this study is to investigate the role of neck dissection and wait-see policy for the neck treatment on prognosis of the patients with early stage lip cancer.The study included 20 patients of T1-2N0 lower lip cancer ( 5 females, 15 males; mean age 62.64 years; range 38 to 80 years) who underwent surgery for primary site and neck between March 2007 and April 2015 . Data were reviewed retrospectively on clinical features, localization of the lesions, regional lymph node status, tumor staging, results of surgical treatment and pathological examination. Tumors were excised with 1 cm tumor free surgical margin in all cases. The tissue defect was reconstructed by primary closure or varied reconstruction techniqeus. All patients with T2N0 stage underwent neck dissection. If the tumor was located in the middle of the lip, bilateral neck dissection, otherwise unilateral neck dissection was performed. Results:Histopathologic diagnosis was squamous cell carcinoma in all cases. The mean follow-up period was 45.82 months. There were 15 patients with clinically diagnosed T1N0 tumors and 5 patients with clinically diagnosed T2N0 tumors. For the patients with T1N0 tumors, 3 suprahyoid, 2 bilateral supraomohyoid neck dissections were performed. Supraomohyoid neck dissection was performed bilaterally in 3 patiens with T2N0 tumors, and suprahyoid neck dissection was performed in remaing 2 patients.Conclusion:Disease-free four-year survival rates were significantly higher in the patients with early stage lip cancer. Our results present that neck dissection may not be necessary in patients with T1N0 lower lip cancers.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, erken evre dudak kanseri hastalarında, bekle-gör politikasının ve boyun diseksiyonununprognoz üzerindeki rolünü araştırmaktır.Yöntem: Mart 2007 - Nisan 2015 yılları arasında T1-2N0 alt dudak kanseri nedeniyle primer bölge ve boyun cerrahisi yapılan 20 hasta (5 kadın, 15 erkek; yaş ortalaması 62.64 yıl; 38-80yaş aralığı) çalışmaya dahil edildi. Klinik özellikler, lezyonun lokalizasyonu, bölgesel lenf nodu durumu, tümör evrelemesi, cerrahi tedavi sonuçları ve patolojik inceleme verilerigeriye dönük olarak incelendi. Tüm olgularda 1 cm cerrahi sınırla tümör eksize edildi. Doku defekti birincil kapatma ya da çeşitli rekonstriksiyonteknikleri ile onarıldı. Tüm T2N0 evrehastalara boyun diseksiyonu uygulandı. Tümör dudağın ortasında yer alıyorsa, bilateral boyun diseksiyonu, aksi taktirde tek taraflı boyun diseksiyonu yapıldı.Bulgular: Her olguda histopatolojik tanı skuamöz hücreli karsinomdu. Ortalama izlem süresi 45.82 ay idi. Klinik olarak T1N0 tümörü tanısı konan 15 hasta ve klinik olarak T2N0 tümörü tanısıkonan 5 hasta vardı. T1N0 tümörleri için 3 suprahyoid, 2 bilateralsupraomohyoid boyun diseksiyonu yapıldı. Üç T2N0 tümöründe supraomohyoid boyun disseksiyonubilateral olarakyapıldı ve geriye kalan 2 hastadasuprahyoid boyun diseksiyonu yapıldı.Sonuç: Hastalıksız dört yıllık sağ kalım oranları, erken evre dudak kanseri vakalarında belirgin olarak daha yüksekti. Sonuçlarımız T1N0 alt dudak kanserlerinde boyun diseksiyonunun gerekliolmayabileceğini göstermektedir.