Journals / Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 34
DIPLOMATISCHE KRISE UM KATAR: DIE SANKTIONSKRISE, DIE VON DER GOLFREGION ÜBER KATAR IM RAHMEN EINES ENERGIEKAMPFES ANGEWANDT WURDE
- Pages
- 193–202
- DOI
- —
Abstract
Die Energiebezugsquellen und Energiepipeline-Routen sind im 21. Jahrhundert die wichtigsten wirtschaftspolitischen undsozioökonomischen Mittel zwischen den Staaten. Die Staaten orientieren ihre politischen Richtlinien nach ihrer zukünftigenBrauchbarkeit der Energie. In diesem Zusammenhang werden die Energiereserven und ihre Pipelines zwischen den Staatenals politisches Druckmittel (Sanktion, Waffe und Isolation) verwendet. Laut OPEC verfügt Katar nach Russland und Iran mit24 Billionen m3 über die größten Gasreserven der Welt. Daneben verfügt laut (The International Gas Union) IGU Report Katarüber die größten (Flüssiggas)-Reserven und auch mit 77,2 Mrd. m3 (29,9 %) ist Katar der größte LNG Exporteur der Welt(IGU 2017, 9). In diesem Artikel wird untersucht, warum plötzlich nach dem ersten Auslandsbesuch (Anfang Mai 2017) desUS-amerikanischen Staatspräsidenten Donald Trumps in Saudi-Arabien und Israel ‚die Katar Krise‘ ausbrach. Weiters werdenauch die Energiereserven von Katar und auch die der Umgebung von Katar (Golfregion) im Rahmen der Katar Krise analysiert.Die wichtigste Frage lautet, wofür Katar beschuldigt wird und was genau hinter diesen Beschuldigungen stecken. Auch musses festgestellt werden, ob diese Anschuldigungen gegenüber Katar gerechtfertigt sind, oder ob sie überhaupt den richtigenbetreffen. In Bezug auf die Krise wird das politische Verhalten der jeweiligen Staaten analysiert und die Vor- und Nachteilefür Katar werden erläutert.
Özet
21. yüz yılda devletlerarası ilişkilerde siyasi, ekonomik ve sosyolojik olarak, enerji kaynakları ve enerji boru hatlarının güzergâhları büyük rol oynamaktadırlar. Devletlerin geleceğe yönelik, kendi politikalarını belirlemelerinde, enerji ihtiyacı çok büyük bir etkendir. Bu bağlamda enerji kaynakları ve enerji iletim hatları devletlerarası ilişkilerde siyasi baskı aracı (yaptırım, silah ve izolasyon) olarak kullanılmaktadır. OPEC’in 2016 yılı verilerine göre Katar; Rusya ve İran’dan sonra dünyada 24 trilyon metre küp gaz rezervi ile en büyük gaz yataklarına sahiptir. Katar aynı zamanda (The International Gas Union) IGU’nun 2017 yılı verilerine göre, 77,2 milyar metre küp (dünyanın % 29,9’u) LNG (sıvılaştırılmış gaz) ihracatı ile de dünyada, en fazla LNG ihracatı yapan ülke konumundadır (IGU 2017, 9). Bu çalışmada ABD başkanı Donald Trump’ın, göreve gelir gelmez (Mayıs 2017) yapmış olduğu ilk dış ülke ziyaretlerinin (Sudi Arabistan ve İsrail) ardından, Katar krizinin aniden ortaya çıkmasının sebepleri araştırılmıştır. Çalışmanın devamında Katar ve Katar çevresindeki (Körfez bölgesi) enerji kaynakları, Katar krizi bağlamında analiz edilmiştir. Bu çalışmanın cevaplamaya çalıştığı en önemli sorular; Katar’ın ne ile suçlandığı ve bu suçlamaların ardında tam olarak nelerin yattığıdır. Burada ispatlanması gerekenler, Katar’a yönelik olan suçlamalar, gerçekten doğru mudur ve/ veya gerçekleri yansıtmakta mıdır? Krizle ilgili olarak, ilgili devletlerin politik davranışları analiz edilmekte ve Katar için krizin avantaj ve dezavantajları açıklanmaktadır.