Journals / Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 36

SOCIAL REALITY AND DEFINITION: A CATEGORICAL ANALYSIS TO THE DISCUSSIONS OF DEFINITION OF POST-MODERN PERIOD

TOPLUMSAL GERÇEKLİK VE TANIMLAMA: MODERN SONRASI DÖNEMİ TANIMLAMA TARTIŞMALARINA DAİR KATEGORİK BİR ÇÖZÜMLEME

Pages
79–88
DOI
—

Abstract

Determinist approach has been accepted as a hegemonic thinking a long time after the rationalist-positivist world understanding of the modern individuals integration with political arguments. According to that, societies, like individuals, can be evaluated within the frame of general universal order in accordance with the rules of physics and they will evolve to the ideal form. However, the idea, asserting that individuals and societies will evolve and they will adopt some values such as secularization, rationalization and individualization in this process has been criticized rigidly in recent years. It is remarked that individuals and societies have abandoned macro-theories, adopted some different identities, gathered some arguments which apparently seen contradictory in their own personalities. These new identity politics show that it is hard to make generalization. Even though there is an agreement on the idea that social relations are solving, there are various differentiations on the definition of the period that we live in. For instance, A. Giddens, J. Habermas and F. Jameson who are important names in social sciences suggest that modern period hasn’t finished yet, although we are experiencing its radicalversion in these days. In spite of that some social scientists such as F. Lyotard, J. Baudrillard S. Hall, U. Beck, Z. Bauman, and D. Bell argue that both social relations and political trends have changed and gained new dimensions. Due to the fact that this period of time needs to be renamed descriptively. In this context, the main aim of this study is to gather and categorize theoretically these debates so that we can understand why they think that modern period hasn’t finished yet, or on what references the others think that modern period has over

Özet

Modern insanın rasyonalist-pozitivist dünya anlayışının siyasi argümanlar ile birleşmesinden sonra devletler bazında kabulgören determinist yaklaşım, uzun bir süre egemen düşünce olarak kabul görmüştür. Bu anlayışa göre, bireyler gibi toplumlarda fizik kurallarına uygun olarak genel evrensel kurallar çerçevesinde değerlendirilebilir ve bunlar ideal olana evrileceklerdir.Ancak bireyler gibi toplumların da evrileceği ve bu süreçte sekülerleşme, rasyonelleşme ve bireyselleşme gibi temel değerlerile donanacağına yönelik inanç son zamanlarda önemli oranda eleştirilere muhatap kalmaktadır. Toplumların, bireylerinmakro teorileri terk etmesi birçok kimliği kendi bünyesine katması, görünüşte çelişik olan argümanları kendi özelinde biraraya getirmesi temelinde gelişen kimlik politikaları ile artık ‘genelleme’ nin oldukça zorlaştığına dikkat çekilmektedir. Ancaksosyal bilimlerde toplumsal ilişkilerin bu şekilde çözülüşüne dair hemfikir olma durumu var iken; içinde bulunduğumuzdönemi tanımlama noktasında çeşitli farklılaşmalar yaşanmaktadır. Örneğin A. Giddens, J. Habermas ve F. Jameson gibi sosyalbilimlerde öne çıkan isimler modern dönemin bitmediğini fakat bunu günümüzde daha radikal bir şekilde deneyimlediğimiziöne sürmektedirler. Ancak buna karşın J. F. Lyotard, J. Baudrillard S. Hall, U. Beck, Z. Bauman ve D. Bell gibi kişiler ise günümüzgerek sosyal ilişkilerinin gerekse de siyasal eğilimlerinin kazanmış olduğu boyutun eski dönemin ötesinde olduğunu öne sürerekyeni tanımlayıcı isimler sunmaktadırlar. Bu çalışmanın temel amacı da sosyal bilimlerde sıkça karşılaştığımız bu gelişmeleri biraraya getirerek söz konusu çağdaş öncü bilim insanlarının neye göre modern dönemin bitmediğini ya da neye göre bittiğinisavunduklarını temel referanslar ışığında kategorik-teorik olarak bir araya getirmektedir.