Journals / Pamukkale Tıp Dergisi / 2019 / Cilt: 12 - Sayı: 3
The Red Crescent organization period (1877-1878 Ottoman-Russian War): Mortality rates in surgical interventions and various injuries
- Journal
- Pamukkale Tıp Dergisi
- Pages
- 517–526
- DOI
- —
Abstract
Purpose: In the nineteenth century, important discoveries were made about anesthesia applications and bacteriology, and these advances paved the way for successful results in amputation and war surgery. The aim of this study was to investigate the mortality rates of surgical operations and various injuries in the first hospitals of the Red Crescent, established in the second half of this century.Materials and Methods: During the research process, Ottoman Turkish, English and French reports and archives were examined and the data obtained were grouped according to injury sites, major surgeries and other surgical applications and their comparative analyzes were performed. Results: A total of 39011 people were treated in Red Crescent hospitals during the war period of nearly one year and detailed data were available for 12516 (32,08%) of whom. The overall mortality rates were 13.75% (913/6638) for internal diseases and infections, and 6.04% (355/5878) for surgical diseases and injuries. Mortality rates in 192 patients with detailed data on surgical treatment were 24.3% (17/70) in amputations, 18.2% (8/44) in resections, 34.1% (14/41) in fractures, and 15.4% (2/13) in disarticulations and 28.6% (2/7) in other surgical interventions. Conclusion: During the Ottoman-Russian War, Turkish physicians worked with a large number of foreign physicians who were educated in different countries and laid the foundations of modern medicine in our country with the experiences they gained. This study includes data from the first examples of aseptic surgery and anesthesia-guided surgical procedures in our country.
Özet
Amaç: Ondokuzuncu yüzyılda anestezi uygulamaları ve bakteriyoloji ile ilgili önemli keşifler yapılmış ve bu ilerlemeler ampütasyon ve savaş cerrahisinde başarılı sonuçlar alınmasının önünü açmıştır. Bu çalışmada bu yüzyılın ikinci yarısında kurulan Kızılay’ın ilk hastanelerinde uygulanan cerrahi ameliyatlar ve çeşitli yaralanmalarda mortalite oranlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma sürecinde Osmanlıca, İngilizce ve Fransızca rapor ve arşiv belgeleri incelendi ve elde edilen veriler yaralanma bölgeleri, büyük ameliyatlar ve diğer cerrahi uygulamalara göre gruplandırılarak karşılaştırmalı analizleri yapıldı. Bulgular: Bir yıla yakın süren savaş döneminde Kızılay hastanelerinde tedavi edilen toplam 39011 kişiden detaylı verilerine ulaşılabilen 12516’sında (%32,08) genel mortalite oranları dâhili hastalıklar ve enfeksiyonlar için %13,75 (913/6638), cerrahi hastalıklar ve yaralanmalar için %6,04 (355/5878) olarak bulundu. Cerrahi tedavi uygulamaları ile ilgili detaylı verilerine ulaşılabilen 192 hastada mortalite oranları; ampütasyonlarda %24,3 (17/70), rezeksiyonlarda %18,2 (8/44), kırık tedavilerinde %34,1 (14/41), dezartikülasyonlarda %15,4 (2/13) ve diğer cerrahi girişimlerde %28,6 (2/7) olarak bulundu. Sonuç: Osmanlı Rus Savaşı sırasında Türk hekimler farklı ülkelerde eğitim görmüş olan çok sayıda yabancı hekim ile birlikte çalışmış ve kazandıkları deneyimlerle ülkemizde modern tıbbın temellerini atmışlardır. Bu çalışma aseptik cerrahi ve anestezi eşliğinde yapılan cerrahi uygulamaların ülkemizdeki ilk örneklerine ait verileri içermektedir.