Journals / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2008 / Cilt: 25 - Sayı: 1

A Tale of Two Cities: In Search for Ancient Pompeii and Herculaneum

İki Kentin Öyküsü: Antik Pompeii ve Herculaneum'un Keşfi

Pages
1–25
DOI
—

Abstract

Antik Pompeii ve Herculaneum kentleri İS 79 yılında patlayan Vezüv yanardağının püskürttüğü lavlardan oluşan kalın bir tabaka ile örtülmüş ve doğal bir koruma altına alınmıştır. Bu korunmuşluk düzeyi, diğer antik ören yerleri ile kıyaslandığında, benzersiz bir bağlam oluşturmaktadır. Hem Pompeii ve Herculaneum hem de yanardağın püskürtme menzilinde bulunan diğer bazı kentler ve kırsal yerleşimlerin sonunu getiren bu doğal afet, ironik bir şekilde klasik arkeoloji biliminin doğuşuna ve gelişimine yol açmış bir olay olarak da görülebilir. İS 17. yüzyılda tesadüfen keşfedilen Pompeii ve Herculaneum aynı zamanda ilk arkeolojik kazı çalışmalarının yapıldığı antik kentlerdendir. Kazı ve araştırma çalışmalarının halen devam ettiği bu iki kentteki kazı tarihçesi yaklaşık üç yüzyılı kapsayan uzun ve karmaşık bir sürece yayılmaktadır. Bu sürecin oluşum ve gelişiminde bazı olay ve kişiler etkin ve belirleyici bir rol oynamıştır. Bu makale her iki kentte yapılmış olan arkeolojik kazıların ilk dönemi olan 18. yüzyıla odaklanmakta ve erken Bourbon hanedanı hamiliğinde gerçekleştirilen kazı çalışmaları hakkında bilgilendirici bir çerçeve sunmaktadır. Bu çerçeve içinde ilk kazıcılar, ilk kazıların niteliği ve amacı, ilk kazı ve belgeleme metodlarının oluşumu, gelişimi ve değişimi ve buluntu yayınlarının niteliği, amacı ve kapsamı ele alınmaktadır.