Journals / OLBA / 2014 / Cilt: 0 - Sayı: 22

A Group of Neo-Assyrian Pottery in the Mardin Museum

MARDİN MÜZESİ'NDEN BİR GRUP YENİ ASSUR ÇANAK ÇÖMLEĞİ

Journal
OLBA
Pages
15–31
DOI
—

Abstract

A Group of Neo-Assyrian Pottery in the Mardin MuseumPresence of Neo-Assyrians in Southeastern Anatolia was not known well enough until the excavations at Üçtepe and Girnevaz started in the early 1990's. Salvage projects within the frame of the Southeast Anatolian Project (GAP) and the increasing number of excavations, particularly in the Upper Tigris basin have provided new evidence regarding the overall knowledge of the region during the Middle Iron Age. However, due to the lack of studies in the Khabur valley, the settlement pattern of the Middle Iron age here is still not very well known. In the Middle Euphrates Valley Tille VIII, Upper Tigris Valley Üçtepe 8-7, Ziyarettepe, Kavuşan V, Hakemi Use, Gre Dimse, Harabe Bezikan, Salat, Aşağı Salat and Hirbemerdon IVb and finally in the Upper Khabur Valley Girnevaz give information related to settlement patterns of the Neo-Assyrian kingdom, especially inn the Upper Tigris region. However, Neo-Assyrian pottery uncovered has not been published entirely other than in annual excavation reports and in some articles covering particularly the Tille and partially the Lidar excavations. On the other hand the northern expansion and distribution of the pottery culture to the south of the Southeast Taurus Mountains has been already established. This area extends to the Euphrates on the west and to the Batman River on the east. Neo-Assyrian pottery groups in the Mardin Museum quite resemblein respect of their techniques the Middle Iron Age - Neo-Assyrian pottery of Upper Tigris and Upper Euphrates basins, and also the Neo-Assyrian centres in North Syria and North Iraq. Although the provenance of the wares purchased is not known it is plausible to say that they originated from Southeast Anatolia.

Özet

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Yeni Assur varlığı 1990'lı yılların başında yapılan Üçtepe ve Girnevaz kazıları dışında pek bilinmemekteydi. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında gerçekleştirilen kurtarma projeleriyle son yıllarda özellikle Orta Fırat ve Yukarı Dicle Havzalarında sayıları artan kazılar sayesinde bölgenin Orta Demir Çağ'daki genel görünümü hakkındaki veriler artmıştır. Ancak Yukarı Habur Bölgesi'nin Orta Demir Çağ'daki yerleşim dokusu hakkındaki bilgiler, araştırmaların sınırlı olması nedeniyle yeterli değildir. Orta Fırat Vadisi'ndeki Tille VIII, Yukarı Dicle Vadisi'ndeki Üçtepe 8-7 ve Ziyarettepe gibi büyük Yeni Assur kentleri ile beraber Kavuşan V, Hakemi Use I, Gre Dimse, Harabe Bezikan, Salat Tepe, Aşağı Salat ve Hirbemerdon IVb gibi kırsal yerleşme yerleri ve Yukarı Habur Vadisi'ndeki Girnevaz I-V. Tabakalarda ele geçen çanak çömlekler Yeni Assur Krallığı'nın özellikle Yukarı Dicle Havzası'ndaki yerleşim dokusu hakkında bilgi sağlar. Ancak şimdiye kadar Tille ve kısmen Lidar hariç kazısı yapılan merkezlerde bulunan Yeni Assur dönemi çanak çömlek malzemeleri, yıllık raporlar ve bazı makaleler dışında, tam olarak yayınlanmış değildir. Bununla birlikte çanak çömlek kültürünün Güneydoğu Toros silsilelerinin güneyindeki kuzey yayılımı aşağı yukarı ortaya konmuş bulunmaktadır. Bu sınırın batıda Fırat Nehri'nden doğuda Batman Suyu'nun batısına kadar genişlediği anlaşılmaktadır. Kazılarda çıkan Orta Demir Çağ çanak çömlekleri ile beraber Güneydoğu Anadolu yüzey araştırmalarında bulunmuş ve bölge müzelerine satın alma yoluyla kazandırılmış çok sayıda Yeni Assur çanak çömleği vardır. Bu yazıda Mardin Müzesi koleksiyonuna satın alma yoluyla kazandırılmış bir grup Yeni Assur çanak çömleği incelenmiştir. Mardin Müzesi'nde geniş bir satın alma koleksiyonu ile temsil edilen Orta Demir Çağ-Yeni Assur Dönemi'ne ait incelediğimiz çanak çömlekler Kuzey Suriye, Kuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu Yeni Assur merkezleri çanak çömlek geleneği ile birliktelik halindedir. Satın alma eserlerin çıkış yerleri her ne kadar belirsiz olsa da söz konusu malzemenin Güneydoğu Anadolu kökenli olabileceğini söylemek yerleşim dokusundaki yoğunluk göz önüne alındığında yanlış olmayacaktır.