Journals / Nöropsikiyatri Arşivi / 2020 / Cilt: 57 - Sayı: 3
New Indices from Polysomnographic Measures for the Severity of Obstructive Sleep Apnea Syndrome –A Different Look at Obstructive Sleep Apnea Syndrome
- Journal
- Nöropsikiyatri Arşivi
- Pages
- 222–227
- DOI
- —
Abstract
Introduction: Obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) is characterizedby recurrent abnormal respiratory events during sleep and causesoxidative stress which is reported as a major pathogenic mechanism forthe development of various cardiovascular disorders. For the diagnosisand management of treatment, disease-related symptoms and theApnea-Hypopnea Index (AHI) measured from polysomnographic (PSG)recordings are taken together. However, AHI do not sufficiently representthe total hypoxic load, and other indices related to apnea frequency,apnea duration, and desaturation degree should be investigated.Methods: In this study, 317 polysomnographic recordings wereretrospectively evaluated. Apart from the conventional AHI, apneaand/or hypopnea duration percentage (AHDP) and desaturation area(DesatArea) were calculated using PSG data.Results: According to the AHI, 21.8%, 32.8% and 45.4% of cases weregrouped as mild, moderate and severe OSAS, respectively. When AHDPwas taken into account, 10.4%, 22.1% and 67.5% of the cases wereregrouped as mild, moderate or severe OSAS, respectively. When theDesatArea calculation was used, the grouping of cases as mild, moderateor severe OSAS changed in value to 10.7%, 21.1% and 68.1%, respectively.The total group change was found to be 58.4% for both the AHDP andDesatArea formulation. With the AHDP formulation, regrouping wasmade in 52.2% of the mild OSAS cases and 62.5% of the moderate OSAScases; by using the DesatArea calculation, 50.7% of mild OSAS cases and63% of moderate OSAS cases were regrouped.Conclusion: Our results show that when another parameters related toabnormal respiratory events are used, the same patients within the samegroup of disease severity are heterogeneously separated according toseverity of hypoxia. It is suggested that grouping the patients based on AHIis insufficient and that using other polysomnographic measurements alongwith AHI should be considered to represent the severity of the disease.
Özet
Amaç: Obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS) uykuda tekrarlayan anormal solunum olayları ile karakterize olup, çeşitli kardiyovasküler hastalıkların altında yattığı bildirilen majör patojenik mekanizmayı teşkil eden oksidatif strese neden olur. Tanıda ve tedavi yaklaşımın belirlenmesinde hastalıkla ilişkili semptomlar ve polisomnografi (PSG) incelemesinde elde edilen apne/hipopne indeksi (AHİ) değerleri dikkate alınmaktadır. Ancak, AHİ değeri gece içerisinde ortaya çıkmış olan toplam hipoksi yükünü tam olarak temsil etmemektedir. Bu nedenle apne sayısı, süresi ve desaturasyon derecesi ilişkili diğer indekslerin araştırılması gerekmektedir. Yöntem: Çalışmamızda retrospektif olarak 317 PSG verisi değerlendirilmiş; konvansiyonel AHİ hesaplaması yanı sıra, apne hipopnede geçen toplam uyku yüzdesi (AHSY) ve desaturasyon alanı (DesatAlan) değerleri hesaplanarak OUAS gruplaması yeniden yapılmıştır. Sonuçlar: AHİ değerine göre hafif, orta, ağır OUAS gruplarının dağılımı sırasıyla %21,8, %32,8, %45,4 iken; AHSY verilerine göre olgular yeniden gruplandırıldığında dağılım %10,4, %22,1, %67,5 olarak değişkenlik göstermiştir. DesatAlan verilerine göre gruplandırma yapıldığında hafif, orta ve ağır OUAS oranları sırasıyla %10,7, %21,1, %68,1 olarak bulunmuştur. AHSY ve DesatAlan verilerine göre gruplandırmadaki değişim oranı her iki parametreye göre de %58,4 olup, birbirlerine göre farklılık ortaya koymadıkları izlenmiştir. AHSY ve DesatAlan’a göre hafif olguların sırasıyla %52,2 ve %50,7’sinde, orta OUAS olgularının sırasıyla %62,5 ve %63’ünde gruplandırma değişikliği ortaya çıkmıştır. Hafif olgulardaki grup değişimi çoğunlukla orta olmak üzere orta ve ağır OSAS yönünde olmuş, orta OUAS olgularında grup değişimi gösterenler ağır OSAS olarak yeniden gruplandırılmıştır. Sonuç: Sonuç olarak; farklı parametreler kullanıldığında aynı hastalık şiddeti alt kategorisi içerisinde değerlendirilen olguların hipoksi şiddeti açısından farklılık gösterdikleri görülmüştür. Bu nedenle, AHİ değeri temelinde yapılan gruplamanın hastalık şiddetini yansıtmada yetersiz olduğunu, diğer polisomnografik verilerin değerlendirmeye katılması gerektiği düşünülmektedir.