Journals / Mukaddime / 2018 / Cilt: 9 - Sayı: 2
Naqshī-KhāLidī Movement as a New Form and its Influences in Kurdish Geography
- Journal
- Mukaddime
- Pages
- 1–15
- DOI
- —
Abstract
Khālidīyya, as a 19th-century movement is a branch of the Naqshbandī sect which has expanded into various regions of the Muslim world, notably the Kurdish territories from which it arose. This religious order, which took its name from its founder Mawlāna Khālid Al-Shahrazorī, has been one of the strongest branches in the Nakshī tradition of the Muslim world since its establishment. In other words, Khālidīyya is one of the rare religious orders that have managed to evade being a religious movement due to the social, political and religious differences it produced. Besides being a religious order that reflected the personal characteristics of its founder Mawlāna Khālid Al-Shahrazorī, Khālidīyya was a construction which had transcended his person and had reshaped in accordance with the conditions wherever it spread. Since evaluating this movement by focusing on its founder will be lacking, one must apply theoretical doctrinal criteria to it. Khālidīyya was influenced by Indian sūfīsm in its comprehension and religious opinion, and in this context, led to many alterations and transformations in areas which it had entered. Its most important impact was to impede Central Asian sūfīsm in areas where it was dominant. Thus, with this new thought, Khālidīyya took dependence on al-Kitâb and on al-Sunnah instead of the unity of existence (wahdat al-wujūd) and Ibn Arabian sūfīsm as its basis and it rejected heterodox conceptions from Islamic thought. This impact was mostly seen, rather than the other regions, in areas where Kurds lived. This study analyses the aforementioned alterations and transformations within Kurdish regions.
Özet
Hâlidîlik, bir XIX. yüzyıl hareketi olarak, doğup geliştiği Kürt coğrafyasıbaşta olmak üzere, İslam dünyasının birçok bölgesine yayılmış bir Nakşîbendîkoludur. Adını kurucusu Mevlânâ Hâlid Şehrizorî’den alan tarikat, kurulduğudönemden bugüne İslam dünyasının Nakşî geleneği içinde en güçlü kollardanbiri olagelmiştir. Başka bir ifadeyle, Hâlidîlik, İslam dünyasında sosyal, siyasalve dinî açıdan getirdiği farklılıklarla salt dinî bir hareket olmaktan çıkmayıbaşarabilmiş nadir oluşumlardan biridir.Hâlidîlik, kurucusu olan Mevlânâ Hâlid Şehrizorî’nin kişisel karakteriniyansıtan bir tarikat olmanın yanısıra aynı zamanda onu aşan ve yayıldığıbölgelerde o bölgelerin şartlarına göre şekillenen bir oluşumdur. Bu sebeplebu hareketi sadece kurucusunun karakteri açısından değerlendirmek eksikolacağından hareketi teorik doktrin açısından da ele almak gerekir.Hâlidîlik, dinî görüş ve anlayış olarak Hind sûfîliğinin etkisinde kalmış ve buçerçevede etkili olduğu bölgelerde birçok değişim ve dönüşüme yol açmıştır.En önemli etkisi, nüfuz ettiği bölgelerde hâkim olan ve daha çok Orta-Asyasûfîliğinin etkisinde kalan anlayışları geriletmiş olmasıdır. Böylece bu yenianlayışla beraber İbnü’l-Arabî’ci ve vahdet-i vücûdçu tasavvufî anlayış yerine,İslam’ın öz kaynakları olan Kitap ve Sünnet’e bağlılığı esas alan Hâlidîlik,heterodoksî anlayışları İslam düşüncesinin dışına itmiştir. Bu etkinin en çokgörüldüğü coğrafya ise, Kürtlerin yaşadığı bölgeler olmuştur. Bu çalışmadaKürt coğrafyasında Hâlidîlik üzerinden gerçekleşen bu değişim vedönüşümün kodları analiz edilecektir.