Journals / Muhafazakar Düşünce Dergisi / 2018 / Cilt: 3 - Sayı: 55
F O R E I G N P O L I C Y O F T U R K U T O Z A L : I N P U R S U I T O F R E P O S I T I O N I N G A N D A U T O N O M Y I N THE AMERICAN ORDER
- Journal
- Muhafazakar Düşünce Dergisi
- Pages
- 77–98
- DOI
- —
Abstract
In this study, Turgut Özal’s approach to foreign policy is discussed starting from the period of 1979-1983, when his economy-based understanding is shaped. Afterwards, it is examined two different periods, the period between 1989 and 1993, when Özal was relatively strong and established closer ties with the US, and the period between 1983 and 1989, when Özal was a more influential actor, and the decisions about the Gulf War were taken. Thus, the Özal era in Turkish foreign policy is considered as three periods in total. In the last period, two topics are focused because, after the Cold War, the newly established Turkic Republics created new opportunities, and economic development gained top priority in Özal’s understanding. Providing a summary of Turgut Ozal’s foreign policy, this study’s main argument is that Özal’s foreign policy practices were motivated by two principles. On the one hand, Özal approached towards the US in order to escape from the cost of crisis with the US. On the other, Özal used all opportunities in order to increase Turkey’s autonomy within the US-led order.
Özet
Bu çalışmada Turgut Özal’ın dış politika anlayışı, özellikle ekonomi anlayışının şekillenmesine hazırlık olan 1979-1983 dönemindenbaşlanarak ele alınmıştır. Sonrasında iseÖzal’ın daha etkili bir aktör olduğu ve Amerika ile ilişkilerin daha da yakınlaştığı 1983-1989 arasındaki dönem ile Körfez Savaşı’nailişkin kararların alındığı ve Özal’ın görece engüçlü olduğu 1989-1993 arasındaki dönemincelenmiş; böylece, Özal dönemi toplamdaüç dönem olarak ele alınmıştır. Ekonomikdönüşümün belirginliği ve yeni kurulan TürkiCumhuriyetlerin inisiyatif alabilme noktasında fırsat olmaları nedeniyle bu konulara ayrıbaşlıklar altında değinilmiştir. Bu kurgu içindeçalışmanın ana argümanı, Türkiye’nin Özaldönemi boyunca Amerika ile yakınlaşmasını iki motivasyonun belirlediği şeklindedir.Bir taraftan ABD ile yakınlaşarak, bu ülke ilekrizlerin beraberinde getirdiği maliyetlerdenkurtulmak, diğer taraftan da bu yakınlaşmanınneden olduğu bağımlılığı azaltmak için fırsatları kullanmak.