Journals / Milli Folklor Dergisi / 2020 / Cilt: 16 - Sayı: 126
The Semantics of Cultural Heritage
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 5–17
- DOI
- —
Abstract
The Semantics of Argumentative Possibilities, developed by Olga Galatanu in 1999, is a theoretical model describing the lexical meaning and discursive meaning that articulates the denotative, referential conception of meaning and the theories developed by Ducrot, Anscombre, Carel (the argumentation in the language, topoi, internal and external argumentation blocks) and Putnam's proposal to describe the meaning in terms of core, stereotype and extension. For Putnam, the stereotype is a linguistic obligation as it encompasses the character- istic features of the paradigmatic members of a class. As such, it is closely related to beliefs, which it serves to fix and with which it evolves. By adopting the idea of a semantic description in terms, among others, of a stereotype associated with the word, the SPA inherits the holistic and encyclopedic character underlying Put- nam's vision. The meaning is, therefore, culturally determined, it is valid for a given linguistic community, at a given moment, and it depends on the encyclopedic knowledge of each. In this work, the semantic construction of heritage, cultural heritage and the mosque, an artefact among others in the category of cultural heritage, will be analyzed from the perspective of the model in question. I will sketch the contours of the model, its theoretical framework by referring to the notions of kernel, determine the stereotypes, the argumentative possibilities, the discursive potentiality of the meaning. I will also elaborate on the cultural values and perception of the notion through the use of modalities. I will highlight how and why cultural distinctions appear about an artifact in a community. The model is intended to highlight artefacts and valuables classified as cultural heritage through linguistic materials, thus opening the way to an unlimited field of inquiry.
Özet
Olga Galatanu’nun kuramsal alt yapısını 1999 yılında oluşturduğu ve Sémantiques des Possibles Argu- mentatifs (Kanıtsal Olasılıkların Anlambilimi) adını verdiği çözümleme modeli, sözlüksel ve söylemsel anlamın kuramsal bir betimlemesini yapmaya dayanmaktadır. Söz konusu çözümleme modeli önce anlamın düzanlam, göndergesel yanını sorgular. Ardından, Ducrot, Anscombre ve Carel’in dilde kanıtlama, basmakalıp (fr. stéréotype) konusundaki tanımlamalarından, özellikle Putnam’ın, anlamı çekirdek, basmakalıp ve genişleme kavramlarından yola çıkarak sorgulayan yaklaşımından yararlanır. Putnam’a göre, örneğin basmakalıp kavramı dilbilimsel bir zorunluluktur, belli bir sınıfın, grubun dizisel bağıntılarını oluşturan unsurların karakteristik özel- liklerini içerir. Öyleyse anlam, inanışlara, değerlere, değer yargılarına sıkı sıkıya bağlıdır, onlarla genişler. Ka- nıtsal Olasılıkların Anlambilimi, Putnam’ın yaklaşımındaki ansiklopedik ve bütüncül özelliği yineler. Burada, anlam bir toplumun kültürel birikimiyle, değer yargılarıyla, inanışlarıyla belirlenmiştir görüşü öne çıkar. Dola- yısıyla, anlamın belli bir anda ve uzamda, belli bir dilsel topluluk için özel bir değeri vardır. Toplumun üyele- rinin ansiklopedik (edinilmiş) bilgilerinin işlevini belirlemeye yarar. Bu çalışmada, önce “miras”, ardından “kül- türel miras” kavramı ve bunlara bağlı olarak, “değer nesnesi” (fr. artefact)1 olarak tanımlanan, kültürel miras kategorisinde yer alan unsurlardan birisi olan “cami”nin anlambilimsel yapılanması söz konusu modelin veri- leriyle açımlanacaktır. Ağırlıklı olarak modelin genel çerçevesi, kuramsal ve kavramsal dayanakları anımsatıl- dıktan sonra, “miras” kavramının “çekirdek” ve basmakalıp anlamları, anlamsal dönüşümleri belirlenecek, ka- nıtsal olasılıkları, bir başka anlatımla söylemsel potansiyeli ortaya konulacaktır. Bununla yetinilmeyip, kiplik kullanımıyla kavramın kültürel değerlerine, algılarına ilişkin belirlemeler yapılacaktır. Böylelikle, yapay bir nesnenin (bir değer nesnesinin) belli bir toplumun kültürel algısındaki ayrımların nasıl ve neden belirdiğine vurgu yapılacaktır. Söz konusu çözümleme modeli “kültürel miras” kategorisinde sınıflandırılan yapay (değer) nesnelerin(in) dilsel gereç üzerinden gidilerek anlamsal değerlerini, belli bir toplum için özgüllüklerini, özgün- lüklerini daha açıklıkla ortaya koymaya yönelik olduğundan uçsuz bucaksız bir sorgulama alanına kapı arala- maktadır.