Journals / Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi / 2022 / Cilt: 19 - Sayı: 1
Boundary and Void: A Philosophical Analysis on the Relationship Between Classical Islamic Artwork-Frame-Wall
- Pages
- 9–22
- DOI
- —
Abstract
What does it mean to put classical Islamic artworks in a frame and hang them in secular spaces—unlike in the past? What role does the fact that they are visible in public places such as street walls and subway entrances, sometimes out of the frame, play in their relationship with modern life? How does the classical Islamic arts' desire to partly move away from traditional narratives/interpretations and be included in modern life and spaces transform their world of meaning? In this article, we will try to address the relationships among artwork-frame-wall with a special reference to classical Islamic arts, in a way that will allow us to better understand the above questions. The claim we will make in our article is this: classical Islamic arts, as we saw in the Middle Ages, lose their positioning power to a great extent and turn into something located in secular spaces. Therefore, although they preserve the quality of works of art in on one hand, they take on the character of decoration (ornament) on the other hand.
Özet
Klasik İslam sanat eserlerinin -eskiden farklı olarak- bir çerçeve içine konulması ve seküler mekanlara asılması ne anlama gelmektedir? Kimi zaman çerçeveden uzak bir şekilde sokak duvarları, metro girişleri gibi kamuya açık mekanlarda görünür olması, onların modern hayat ile ilişkisinde ne tür rol oynamaktadır? Klasik İslam sanatlarının geleneksel anlatılardan/yorumlardan kısmen uzaklaşarak modern hayata ve mekanlara dahil olmak istemesi, onların anlam dünyasını nasıl dönüştürmektedir? Bu yazımızda yukarıdaki soruları daha iyi kavramamıza imkan verecek şekilde, sanat eseri-çerçeve-duvar arasındaki ilişkiye klasik İslam sanatlarına özel referansla değinmeye çalışacağız. Yazımızda ileri süreceğimiz iddia şudur: Klasik İslam sanatları, Ortaçağda gördüğümüz şekliyle, konumlandırıcı güç olma vasfını önemli ölçüde yitirerek, seküler mekanlarda konumlandırılan bir şeye dönüşmektedirler. Bu yüzden onlar her ne kadar bir yönüyle sanat eseri vasfını korusalar da, diğer yönüyle dekorasyon (ornament) karakterine bürünmektedirler.