Journals / Medeniyet Medical Journal / 2019 / Cilt: 34 - Sayı: 3
Opinions on the Legitimacy of Death Declaration by Neurological Criteria from the Perspective of 3 Abrahamic Faiths
- Journal
- Medeniyet Medical Journal
- Pages
- 305–313
- DOI
- —
Abstract
Traditional criteria to identify death may not fit all circumstances. This manuscript explores religious jurisprudence to ascertain whether death declaration by neurological criteria (DDNC) is accepted as a valid method by 3 Abrahamic religious traditions ie. Islam, Judaism, and Catholicism. Among Islamic sources (order of primacy), neither the Qur’an, Sunnah as reported in Hadith, Ijma’ (scholarly consensus), nor Qiyas (precedent-based analogy) clearly describe death determination criteria. Through Ijtihad (lowest level of Shari ‘ah), 5 of 6 identified non-binding fatwa support DDNC. Faith-based medical organizations are divided. Eleven of 13 surveyed Muslim-majority countries have laws supporting DDNC. Concern exists that premature death declaration could violate the Shari’ah concept of Hifz-An-nafs (saving life). As such, DDNC remains debated in Islamic circles. Among the 3 main sources of Jewish law (Halacha), the Torah (oral and written) does not clearly define death declaration criteria. Although Talmudic interpretations of Misnah Oholot 1:6 and Gamara Hullin 21a suggest a possible justification for death determination using neurologic criteria in some conditions, the bulk of mitzvot d’rabbanan (Rabbinic Law) rejects DDNC and adheres to cardiorespiratory criteria. Lastly, Catholic Church Cannon Law and the Holy Scripture recorded in Bible does not define death determination criteria. Following the Council of Vienne, Saint Thomas’s loss of integration view has predominated. In 2000, Pope John Paul II expressed tentative and qualifid support for DDNC, however the topic remains controversial. Despite dissenting opinions in each faith, DDNC is currently accepted as valid by many Muslims and Catholics, while rejected by Judaism.
Özet
Ölümü tanımlamak için kullanılan geleneksel kriterler bütün durumlara uymayabilir. Bu çalışma nörolojik kriterlere dayanan ölüm ilanının (DDNC) üç İbrahimi dini geleneğe göre (İslam, Yahudilik ve Katoliklik) ölüm tespiti için geçerli bir yöntem olarak uygun olup olmadığını tespit etmek için din hukukunu araştırmaktadır. İslami kaynaklar arasında, ne Kur’an, ne Sünnet (Hadis), ne icmâ (İslam alimlerinin fikir birliği) ne de kıyas (benzer hükme göre fıkhi akıl yürütme) ölüm tespiti için bir kriter tanımlamaktadır. Bu çalışmada tespit edilen, ictihad yoluyla oluşturulmuş olan altı fetvadan (bağlayıcılığı bulunmayan) beşi DDNC’yi desteklemektedir. İncelenen ülkelerden DDNC’yi kabul eden inanç temelli tıbbi kuruluşlar birbirlerinden ayrışmışlardır. Araştırılan 13 Müslüman ülkeden 11’inde DDNC’yi destekleyen yasalar vardır. Erken ölüm bildiriminin, şeriatın yaşamı kurtarma (Hifz-An-nafs) kavramını ihlal edebileceği endişesi vardır. Bu nedenle, DDNC İslami çevrelerde tartışılmaya devam etmektedir. Üç temel Yahudi hukuku kaynağı (Halaka) içerisinde, Tevrat (hem yazılı ve sözlü olarak) ölüm tespitini açık olarak tanımlamamaktadır. Misnah Oholot 1:6 ve Gamara Hullin 21a Talmudi yorumlarının ölüm tespiti için nörolojik bir yöntemin bazı durumlarda kabul edilebilir olduğunu önermesine rağmen, mitzvot d’rabbanan (hamamlar tarafından düzenlenen dini esaslar) sadece kardiyorespiratuvar kriterleri kabul eder, dolayısıyla DDNC’yi reddeder. Son olarak, Katolik kilisesinin Kanon hukukunda, Kutsal Kitap, İncil, ölüm tespiti için bir kriter tanımlamamaktadır. Aziz Thomas’ın entegrasyonun kaybı (loss of integration) görüşü Katolik Kilisesinde Viyana Konsili’nden bu yana hakimiyetini korumuştur. 2000’de Papa John Paul II DDNC için geçici ve nitelikli bir destek vermiştir. Dolayısıyla, her üç inançta da DDNC’yi reddeden fikirler olmasına rağmen DDNC birçok Müslüman ve Katolik tarafından ölüm tespitinde geçerli bir kriter olarak kabul edilirken Yahudilik tarafından reddedilmiştir.