Journals / Meandros Medical And Dental Journal / 2018 / Cilt: 19 - Sayı: 1

Diagnostic Value of Diffusion Weighted Imaging in Sacroiliitis

Sakroileitlerde Difüzyon Ağırlıklı Görüntülemenin Tanı Değeri

Pages
19–24
DOI
—

Abstract

Objective: Early diagnosis of acute sacroiliitis and related disorders are quite important for preventing the irreversible results of these diseases (such as ankylosis) and increasing the efficiency of treatment. Magnetic resonance imaging (MRI) is the most important modality in early diagnosis. Routine MRI examinations should include short tau inversion recovery and contrast enhanced fat saturated T1-weighted sequences. In our study, we evaluated the role of diffusion weighted imaging (DWI) MRI sequence in the diagnosis of acute sacroiliitis. Inter-observer and intra-observer reliability was also evaluated. Materials­and­Methods: Seventy patients suffering from back pain and underwent sacroiliac joint MRI between October 2008 and December 2009 were retrospectively evaluated. Patients who were under age of 18 and had MRI examinations without contrast were excluded. Routine MRI sequences and DWI sequences (b100, b600, b1000) of 84 sacroiliac joints of 42 patients were evaluated retrospectively. Evaluations were made independently without any information about patient’s name and clinical findings. First, DWI MRI examinations were evaluated by two radiologists separately (one of the radiologist made another evaluation after one week). After one month, sacroiliac joint MRI’s of the patients were evaluated for osteitis and bone marrow enhancement (positive MRI) by two radiologists and decisions were made by consensus. A contrast-enhanced MRI study was accepted as the gold standard for the diagnosis of active sacroiliitis in the statistical evaluation. The sensitivity and specificity of DWI for active sacroiliitis were calculated. Also intra-observer and inter-observer concordances were made by Cohen kappa test in SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) version 16 software. Results: For the diagnosis of acute sacroiliitis, sensitivity and specificity values of DWI MRI were calculated as 82.1% and 87.5% respectively in 84 sacroiliac joints. By using Cohen’s kappa test, moderate intra-observer correlation for first radiologist [kappa=0.684 (p

Özet

Amaç: Sakroiliitin erken tanısı, eklemde geri dönüşümü mümkün olmayan (ankiloz gibi) sonuçların önlenmesinde veya geciktirilmesinde oldukça önemlidir. Son dönemlerde tedavide uygulanan etkin yeni ilaçlar erken tanının önemini bir kez daha gündeme getirmiştir. Halen manyetik rezonans görüntüleme (MRG) erken tanıda kullanılan en önemli görüntüleme yöntemidir. Rutin incelemeler yağ baskılı T2 ağırlıklı (short tau inversion recovery) ve postkontrast yağ baskılı T1 ağırlıklı sekansları içermelidir. Son yıllarda özellikle serebral enfarkt değerlendirmesinde kullanılan difüzyon ağırlıklı görüntüleme (DAG) sekansının kas iskelet sisteminde kullanımı görece yenidir. Çalışmamızda aktif sakroiliitin tanısında DAG MRG’nin tanısal etkinliği araştırılmıştır. Ayrıca DAG’lerin değerlendirilmesinde, gözlemci içi ve gözlemciler arası değişkenlik araştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Ekim 2008 ile Aralık 2009 tarihleri arasında kliniğimize bel ağrısı yakınmasıyla başvuran 70 hasta retrospektif olarak araştırılmıştır. On sekiz yaş altında olan, tetkiklerinde kontrast madde kullanılmayan veya dosyalarına ulaşılamayan olgular çalışma dışı bırakılarak 42 hastanın MRG kesitleri ile b100, b600, b1000 değerlerindeki difüzyon ağırlıklı görüntüleri, klinik bilgileri bilinmeksizin incelenmiştir. DAG'nin aktif sakroiliitin tespitindeki tanısal etkinliğinin araştırılması amacı ile 42 olgunun, 84 sakroiliak ekleme ait DAG iki ayrı radyolog tarafından (bir radyoloğun ikinci kez değerlendirmesiyle birlikte) birbirinden bağımsız olarak difüzyon değişikliği açısından değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeden 1 ay sonra iki radyolog birlikte rutin ve kontrastlı sekansları osteitis ve kemik iliğinde kontrast tutulumu (pozitif MRG) açısından tekrar değerlendirmiştir. Bulguların istatistiksel olarak değerlendirilmesinde 42 olguya ait 84 sakroiliak eklem için, aktif sakroiliitin tanısında, kontrastlı rutin sakroiliak eklem MRG incelemesi sonuçları altın standart olarak kabul edilerek DAG’lerin aktif sakroiliitin tanısındaki duyarlılık ve özgüllükleri hesaplandı. Ayrıca gözlemci içi ve gözlemciler arası uyum Cohen kappa testi ile SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) sürüm 16 programında yapıldı. Bulgular: DAG'nin aktif sakroiliiti saptamadaki saptamadaki duyarlılığı %82,1 ve özgüllüğü %87,5 olarak bulunmuştur. Çalışmamızda DAG’lerin değerlendirilmesinde, 1. radyolog için gözlemci içi uyum orta derecede, 2. radyolog için gözlem içi uyum düşük derecede, gözlemciler arası uyum orta derecede bulunmuştur [Cohen kappa testinde 1. radyolog için gözlem içi kappa değeri 0,684 (p