Journals / Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 6 - Sayı: 2
Turkey’s Integration to Capitalism Within Uneven and Combined Development Approach: “1945-1960”
- Pages
- 27–54
- DOI
- —
Abstract
This article aims to criticize classical international relations theories in regard to issues of internalityand externality, ahistoricism, and asociologism within the scope of historical sociology. In doing so, thearticle will address the uneven and combined development approach. An analysis of Turkey’s integrationto world capitalism between the 1940s and the 1960s will serve as a case study for this critique. The articlewill employ a Marxist method with a historical analysis. The article claims that historical sociologytakes up international relations by embedding it in societies’ historical contexts and structures. Withinthis framework, the uneven and combined development approach provides a significant dimension tounderstanding the social interactions between the domestic and the international structures withinhistorical processes. Particularly, combined development, which connotes the amalgam of modernand backward forms of production, helps us to overcome the separation between the national and theinternational. For this reason, the article claims that Turkey’s incorporation into capitalism after WWIIcontains significant dynamics of combined development (economic, political, and sociological) in bothintra – and inter-state levels. Specifically, Turkey’s technology transfer after the war in terms of newclass dynamics emerges as a significant mechanism of combined development.
Özet
Bu makale, klasik Uluslararası İlişkiler teorilerini özellikle içsellik ve dışsallık sorunu, tarih ve sosyoloji dışı olma kapsamında kritik bir biçimde ele almayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda makale, eşitsiz ve bileşik gelişme yaklaşımını irdeleyecektir. Vaka olarak Türkiye’nin 1945’ler ve 60’lar arası dönemde kapitalizme entegre oluş süreci tartışılacaktır. Marksist bir yöntem ile ikincil kaynaklar üzerinden gidilerek tarihsel bir analiz yapılacaktır. Temelde; makale, tarihsel sosyolojik bir perspektiften uluslararası ilişkileri ele alırken onu tarihsel bağlamlara ve toplumların sosyal yapılarına yerleştirdiğini iddia etmektedir. Bu çerçevede; eşitsiz ve bileşik gelişme yaklaşımı, domestik ve uluslararası yapı arasındaki etkileşimlere odaklanarak tarihsel bağlamlara vurgu yapmaktadır. Bilhassa; bileşik gelişmeüretim modlarının modern ve geri kalmış formlarının karışımını ifade etmektedir – ulusal ve uluslararası alan arasındaki ayrımının sorunsallaştırılması bakımından önemli olmaktadır. Bu nedenle; makale, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşından sonra kapitalizme eklemlenme sürecinin devletler içi ve devletler arasında ki düzeylerde bileşik gelişmenin dinamiklerini (ekonomik, politik ve sosyolojik) önemli bir biçimde taşıdığını iddia etmektedir. Özellikle, Türkiye’nin savaştan sonra Batı’dan teknoloji transferi ve bu çerçevede sınıf ilişkileri bileşik gelişmenin önemli bir unsuru olarak ortaya çıkmaktadır