Journals / Law and Justice Review / 2017 / Cilt: 1 - Sayı: 15
GLOBAL LEGAL PLURALISM: A NEW CHALLENGE TO INTERNATIONAL LAW?
- Journal
- Law and Justice Review
- Pages
- 141–160
- DOI
- —
Abstract
In the new era of jurisdictionalpluralism, the need for internationalorder has further scaled up dependingupon a diverse range of internationalactors, numerous regulatory regimesand overlapping jurisdictional assertionsof authority. Accordingly, legal literaturehas more intensively touched upon thesubject of legal pluralism and scholarshave tendency to investigate what thecurrent effects of global legal pluralismare and what kind of outcomes it mightbring in foreseeable future namely:Unity, Multiplicity or Fragmentation? Onthis subject matter, this paper aims atevaluating to what extent internationallaw provides an explicit and common setof standards applicable in the new era. Inline with this target, it initially adopteda comparative approach and examinedhow different perspectives haveinterpreted international law historicallyand how their premises have changedover time. Later, it analysed whetheror not the conflict of laws could havecorrosive effects to the universality ofrule of law according to the standpointsof United Nations and prominentscholars. At last, it inferred that in anattempt to understand transnationallegal dynamics better, international lawshould be recognized as a utilisable livinginstrument which is in constant need ofreformation.
Özet
Yargı yetkisine ilişkin çoğulluğun bulunduğu yeni çağda, uluslararası düzen ihtiyacı çok çeşitli uluslararası aktörler, sayısız düzenleyici rejimler ve çatışan yargı yetkisi iddialarına bağlı olarak daha da artmıştır. Dolayısıyla, hukuk literatürü hukuki çoğulluk konusuna daha yoğun şekilde değinirken, akademisyenler küresel hukuki çoğulluğun mevcut sonuçlarının neler olduğunu ve ön görülebilir gelecekte ne tip sonuçlar doğurabileceğini araştırmışlardır. Sonuç birlik mi, çok çeşitlilik mi yoksa parçalanma mı olacaktır? Bu hususta çalışma, uluslararası hukukun ne ölçüde açık, ortak ve uygulanabilir bir standartlar seti sağladığını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca paralel olarak, öncelikle karşılaştırmalı bir yaklaşım benimsemekte ve farklı perspektiflerin uluslararası hukuku tarihsel olarak nasıl yorumladığını ve öncüllerinin zamanla nasıl değiştiğini incelemektedir. Daha sonra, Birleşmiş Milletlerin ve öne çıkan bilim insanlarının bakış açısına göre yasalar çatışması durumunun hukukun üstünlüğünün evrenselliği açısından yıpratıcı etkiler doğurup doğurmadığını analiz etmektedir. Sonunda, ulus-aşırı hukuki dinamiklerin daha iyi anlaşılabilmesi için, uluslararası hukukun daimi bir reform ihtiyacı olan, faydalı ve yaşayan bir araç olarak tanınması gerektiği sonucuna varmaktadır.