Journals / Law and Justice Review / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 21

Bir Suç Politikası Aracı Olan Verilerin İlerde Kullanılmak Üzere Saklanması Tedbiri Hakkındaki Yüksek Yargı Kararları – AİHM´in 24.04.2018 19.06.2018 ve 13.09.2018 Tarihli Kararlari İle

Pages
99–130
DOI
—

Özet

Verilerin ilerde kullanılmak üzere saklanması tedbiri, elektronik iletişim hizmetleri sağlayıcılarının ve kamu iletişim ağı operatörlerinin, belirli trafik verilerini - telefon numarasını, bağlantının süresini ve zamanını, abone ve cihaz tanımlamasını (IMSI, IMEI), bağlantının başlangıcındaki konum verilerini ve internet protokolü adreslerini - suçların araştırılması, soruşturulması ve kovuşturulması amacıyla belirli bir süre saklamalarını sağlayan bir suç politikası aracıdır. Türkiye’de verilerin ilerde kullanılmak üzere saklanması tedbiri 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununda (51 madde 10. fıkra) ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda ( 6. Madde 1. fıkra b bendi) öngörülmüştür. Verilerin ilerde kullanılmak üzere saklanması tedbiri (iletişim verilerinin rezervi tedbiri), Avrupada hukuk politikası ve anayasal açılardan çok büyük tartışmalara sebep olmuştur. Bu tartışmanın ana eksenini ‘cezai takibin etkililiği ve güvenliğin sağlanması’ hukuki faydası karşısında ‘özel hayatın korunması ve veri koruması’ noktasında verilecek tavizlere ilişkin stratejik ikilem oluşturmaktadır. Nitekim herhangi bir kriminal olaydan bağımsız olarak ve bünyesinde herhangi bir şüphe barındırmayan kişilerin telekomünikasyon ve internet trafiğinin denetlenmesi anlamına gelen verilerin ilerde kullanılmak üzere saklanması tedbiri, AİHS’nin 8. Maddesinde düzenlenmiş olan özel hayata ve yazışmalara saygı gösterilmesi hakkına yoğun bir müdahale içermektedir. Bu çalışmada, Avrupa Adalet Divanı, Alman Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verilerin ilerde kullanılmak üzere saklanması tedbirine ilişkin, özellikle bu tedbirin uygulanmasını düzenleyen yasal hükümlerin hukuka uygun kabul edilebilmesi için belirledikleri kriterler detaylı şekilde ele alınmıştır.