Journals / Kültür ve İletişim / 2021 / Cilt: 24 - Sayı: 47
Tracing Gender in Hollywood Cinema: Marriage Story Forty Years After Kramer vs. Kramer
- Journal
- Kültür ve İletişim
- Pages
- 227–259
- DOI
- —
Abstract
This study analyses Kramer vs. Kramer (Robert Benton, 1979), regarded as the pioneer ofmodern family in the cinema, and Marriage Story (Noah Baumbach, 2019), re-establishing asimilar story forty years later, from a feminist perspective. Unchanged gender representationshave driven the film selection in cinematic narration despite the critical social transformationsexperienced in many fields over the course of time. Both films are modern family stories andreveal the gender hierarchy within the framework of the institution of marriage. The filmsemphasizing many concepts used by feminist criticism provide the chance to trace twoopposite poles of the phenomenon of gender. The storylines of the films originating from thefemale struggle to become an individual were framed with an anti-feminist perspective. Also,the parental role of single fathers was depicted with “victimized male figure.” In this way,Kramer vs. Kramer and Marriage Story were examined based on various categories such asfemale demand for becoming a subject and an individual, the unconscious conflict betweenmotherhood and career, and the hero and victimized male representation. It was found thatthe narration of the films centered on male characters; women were characterized by theirneed to be perfect, and; males were characterized by their tolerable faults. Also, although theywere based on a story criticizing gender hierarchy, they were not grounded well and turnedout to offer a narration reinforcing patriarchy. The study asserts that the established valuessustain a rooted gender approach in the cinema
Özet
Bu çalışmada sinemada modern aile filmlerinin öncüsü olarak kabul edilen Kramer vs. Kramer(Kramer Kramer’e Karşı, Robert Benton, 1979) ve kırk yıl sonra benzeri bir hikâyeyi yeniden üreten Marriage Story (Evlilik Hikayesi, Noah Baumbach, 2019) filmleri, feminist perspektif çerçevesinde analiz edilmiştir. Geçen zamana bağlı olarak pek çok alanda büyük toplumsal dönüşümler yaşanmasına rağmen sinemasal anlatı formlarında toplumsal cinsiyet temsillerinin değişmemiş olması, filmlerin seçilmesinde etkili olmuştur. Her iki film de, modern birer aile hikâyesidir ve cinsiyet hiyerarşisini evlilik kurumu odağında ortaya koymaktadır. Feminist eleştirinin kullandığı pek çok kavramın üzerinde duran filmler, toplumsal cinsiyet olgusunun iki zıt kutbunun izlerini sürmeye olanak tanımaktadır. Seçilen filmlerde kadının özne olma mücadelesinden doğan hikâyeleri, anti-feminist bir bakışla inşa edilmiştir. Ayrıca, bekar babaların ebeveynlik rolü “mağdur erkek figürü”yle tasvir edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmada, Kramer vs. Kramer ve Marriage Story, annelik-kariyer çatışması, kadınların özne olma ve bireysellik talebi ve son olarak kahraman ve mağdur erkek temsili gibi farklı kategoriler aracılığıyla tartışılmıştır. Filmlerin anlatısının merkezinde erkek karakterlerin olduğu, kadının mükemmel olma gerekliliğiyle erkeğin hoş görülen kusurlarıyla karakterize edildiği, cinsiyet hiyerarşisini eleştiren bir hikâyeden doğmasına rağmen altının doldurulmayarak, patriarkayıpekiştiren bir söylemi olduğu bulgulanmıştır. Çalışmada, yerleşik değerlerin sinemada köklenmiş bir cinsiyet yaklaşımını devam ettirdiği savunulmaktadır.