Journals / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2007 / Cilt: 0 - Sayı: 12

Xenophobia in Aristotle

Aristo'da Yabancı Düşmanlığı

Pages
61–76
DOI
—

Abstract

Aristotle considers the foreigners residing in Greek city-state close to slaves and slaves close to animals, and in his ideal state, thanks to his conception of virtue, citizenship is the right and duty of only a small sector of the society. The slaves and resident aliens can never be full citizens, as they do not have leisure which will enable them to develop their virtues and skills and participate in political activities, in other words, to deal with politics and philosophy. Their only contribution to the society is, by serving the citizens, to provide them with leisure for a virtuous and good life. Even if slavery is abolished in Aristotle's state, due to the nature of their works, the foreigners will always remain foreigners and can never become citizens. Further, even if we assume that all the foreigners are deported, then some free citizens of the city will have to deal with manual labor. Yet, as they work, they will lose their ability to attain virtue and happiness and thus become just like foreigners or slaves. In brief, as a result of Aristotle's concept of virtue based on nature as well as human nature and activities, slavery or at least xenophobia is inevitable.

Özet

Yunan şehir-devletindeki yerleşik yabancıları kölelere, köleleri ise hayvanlara yakın gören Aristo'nun ideal devletinde, yurttaşlığın toplumda yalnızca dar bir kesimin hakkı ve görevi olmasının öncelikle onun erdem anlayışından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Erdem ve yeteneklerini geliştirecek ve siyasi faaliyetlere katılmalarını mümkün kılacak, yani siyaset ve felsefeyle ilgilenecek boş vakit, serbestlik ve rahatlığa sahip olmayan köleler ve yerleşik yabancılar yurttaş olamazlar. Bu insanların topluma tek katkısı yurttaşlara hizmet ederek onlara erdemli ve iyi hayat için serbest vakit sağlamalarıdır. Aristo'nun devletinde kölelik kalksa bile, yaptıkları iş gereği, yabancılar hep yabancı kalacaklardır ve hiçbir zaman yurttaş olamayacaklardır. Ayrıca bir an yabancıların da sınırdışı edildiğini varsaysak bile, böyle bir durumda kol işlerini yapmak şehirdeki bir kısım özgür insanlara kalacak ve bunlar da çalıştıkça erdem ve mutluluğa ulaşma yeteneklerini kaybedecek ve dolayısıyla yabancılar veya köleler gibi olacaktır. Kısacası Aristo'nun doğa ve insan doğası ve faaliyetlerine dayanan böyle bir erdem anlayışının sonucu olarak, kölelik veya en azından yabancı düşmanlığı kaçınılmazdır.