Journals / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2017 / Cilt: 0 - Sayı: 34

DYADIC METHODOLOGY AS THE LEGACY OF ARISTOTLE'S HYLOMORPHISM

ARİSTOTELES'İN HİLOMORFİZMİNİN MİRASI OLARAK DİYADİK METODOLOJİ

Pages
609–630
DOI
—

Abstract

Present paper focuses on Aristotelian hylomorphism as a theory of ontogenesis and discusses its legacy and relevance vis-à-vis contemporary, interdisciplinary approaches to ontogenesis. The main thesis to be defended is that, Aristotelian hylomorphism puts forward a dyadic methodology which enables conceptualization of becoming not merely as accidental change (kinesis) but also as substantial change (genesis) and proceeds through analogical transfer of relations between different domains of being, and has thereby laid the foundations of some of the central concepts and operations employed in contemporary research on the emergence of complex systems. The first part will be devoted to the explication of the main tenets of this dyadic methodology on the basis of an examination of the internal relation between the concept-pairs form-matter and actuality-potentiality. The last part will bring these concept-pairs into relation with certain contemporary concepts such as top and sub systems, circular causality, and organizational levels.

Özet

Bu makale, Aristoteles'in hilomorfizminin doğal oluş süreçlerine yaklaşımını ele alıp, hangi özellikleri bakımından oluş süreçlerine çeşitli güncel disiplinlerarası yaklaşımların önünü açtığını ve hangi açılardan anlamlılığını koruduğunu tartışmaktadır. Temel savı, hilomorfizmin oluşu sadece değişim (kinesis) olarak değil meydana gelme (genesis) olarak da kavramsallaştırmayı mümkün kılan ve metafizik düzeyinde kurulan analojiler ile varlığın belirli bir alanında tespit edilen ilişkileri başka alanlarına da taşıma yoluyla ilerleyen diyadik bir metodoloji ortaya koyduğu ve bu cihetle günümüzde karmaşık sistemlerin oluşumunun incelenmesinde benimsenen çeşitli yaklaşımların öncülü niteliğinde olduğudur. Makalenin ilk kısmında form-madde kavram çiftinin aktüalite-potansiyelite kavram çifti ile içsel ilişkisi çıkış noktası olarak alınıp, Aristoteles'in doğa felsefesini karakterize eden diyadik metodolojinin temel özellikleri sunulacaktır. Son kısımda ise, soyut düzeyde tasvir edilen diyadik metodolojinin günümüzde karmaşık sistemlerin incelenmesinde kullanılan çeşitli kavramsal çerçeveleri de karakterize ettiği savunulacak ve hilomorfizmin analoji prensibi üzerine kurulu temel kavram çiftleri, alt-sistem/üst-sistem, dairesel sebepsellik, organizasyon seviyeleri gibi güncel kavramlar ile bir arada değerlendirilecektir.