Journals / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 43

ONTOLOGICAL ANALYSIS OF D. Z. PHILLIPS TO WITTGENSTEINIAN ANALYSIS OF RELIGIOUS LANGUAGE

WITTGENSTEINCI DİN DİLİ ANALİZİNE D. Z. PHILLIPS’İN ONTOLOJİK TAHLİLİ

Pages
193–219
DOI
—

Abstract

The theory of language game that developed by Wittgenstein in the last period was used especially in the philosophical analysis of religious matters by D. Z. Phillips in the following years. This situation led to the emergence of functionalist analysis of religion. Wittgenstein’s language games theory, which he presents by means of changing his ideas after the first period, hold that the possibility of D. Z. Phillips’s ability to exhibit a functional religious language approach. According to this, the language of religion has a significant role in large communities and cultures. This functional role demonstrates that the language of religion is meaningful. Therefore, both ontological claims and epistemological claims towards religion have a meaning in the present language game. In this respect, it is meaningless to ask whether any religious proposition has universal truth or whether it has validity which is transcendent to the language game. The truth and authenticity of religious claims can be revealed not by metaphysical analysis, but by analyzing the practices of religious people who share religious language game. In this respect, culture is decisive. So the philosophical explanation of religious beliefs is possible by the functional analysis of concept of God, prayer and worship practices, and religious beliefs of believers.

Özet

Wittgenstein’ın son dönemlerine doğru geliştirmiş olduğu dil oyunları teorisi, daha sonraki yıllarda D. Z. Phillips tarafından özelde dini mevzuların felsefi analizinde kullanılmıştır. Bu durum, dine yönelik işlevselci analizin doğmasına sebep olmuştur. Wittgenstein’ın ilk döneminden sonra bazı fikirlerini değiştirerek ileri sürdüğü dil oyunları teorisi, Phillips’in işlevsel din dili yaklaşımını ortaya koyabilmesinin imkânını barındırır. Buna göre din dilinin geniş topluluklar ve kültürler üzerinde tayin edici bir rolü bulunmaktadır. Bu işlevsel rol, din dilinin anlamlı olduğunun kanıtıdır. Dolayısıyla dine yönelik gerek ontolojik iddialar gerekse epistemolojik iddialar, mevcut dil oyunu içerisinde bir anlama sahiptir. Bu açıdan herhangi bir dini önermenin evrensel bir doğruluğa sahip olup olmadığını ya da dil oyununa aşkın ontolojik bir geçerliliğinin bulunup bulunmadığını sormak anlamsızdır. Dini iddiaların doğruluğu ve gerçekliği, metafiziksel analizle değil din dili oyununu paylaşan dindarların pratiklerinin analiz edilmesiyle ortaya çıkartılabilir. Bu itibarla kültür, burada belirleyicidir. Dolayısıyla dini inançların felsefi izahı, dindarların Tanrı düşüncesinin, dua ve ibadet pratiklerinin ve dini inançlarının işlevsel analiziyle mümkündür.