Journals / Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi / 2021 / Cilt: 29 - Sayı: 2

Rare Pathology of the Larynx: Papillary Oncocytic Cystadenoma

Larenksin Nadir Görülen Patolojisi: Papiller Onkositik Kistadenoma

Pages
148–151
DOI
—

Abstract

Laryngeal cystadenoma (other terminological names; oncocytic cystadenoma, papillary cystadenoma, oncocytic adenoma) is arare, benign, slow growing tumor predominantly composed of oncocytes. Its epithelial component is similar to Warthin tumors (papillarycystadenoma lymphomatosum) seen in the major salivary glands. Weaimed to present a rare case of laryngeal oncocytic cystadenoma in thesame case by examining the relationship between the accompanyingparotid gland's Warthin tumor. Laryngeal oncocytic cysts are histologically similar to Warthin (papillary cystadenoma lymphomatosum)tumor, but differentiates with not having a two-fold structure consisting of oncocyte and lymphoid stroma. Magnetic resonance imaging isthe gold standard method in diagnosis of complex lesions. The optimaltreatment is endoscopic or open laryngeal surgical excision. Malignanttransformation of the lesion is not clear, close monitoring of the operated area is essential.

Özet

Laringeal kistadenomlar (diğer terminolojik isimler; onkositik kistadenom, papiller kistadenom, onkositik adenom), nadir görülen benign, yavaş büyüyen ve ağırlıklı olarak onkositlerden oluşan tümörlerdir. Epitelyal patolojisi, majör tükürük bezlerinde görülen Warthin tümörlerine (papiller kistadenoma lenfomatozum) benzerdir. Nadir görülen laringeal onkositik kistadenomu olgusunun, aynı olguda ona eşlik eden parotis bezinin Warthin tümörü ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Laringeal onkositik kistler, histolojik olarak Warthin (papiller kistadenoma lenfomatozum) tümörüne benzer, ancak onkosit ve lenfoid stromadan oluşan 2 katlı yapısı olmaması nedeniyle ayrışmaktadır. Manyetik rezonans görüntüleme yöntemi, kompleks lezyonların tanısında altın standart tanı yöntemidir. En uygun tedavi, endoskopik veya açık laringeal cerrahi eksizyondur. Lezyonun maligniteye dönüşümü ile ilgili bilgiler net olmadığından ameliyat edilen bölgenin yakından izlenmesi şarttır.