Journals / Kulak Burun Boğaz Uygulamaları / 2019 / Cilt: 7 - Sayı: 1
The effect of clinical and pathological characteristics on central neck metastasis in early stage papillary thyroid carcinomas
- Pages
- 12–18
- DOI
- —
Abstract
Objectives: This study aims to investigate the relationship betweenclinical and pathological characteristics and central neck metastasisin early stage papillary thyroid carcinoma (PTC).Patients and Methods: The retrospective study included50 patients (11 males, 39 females; mean age 42.9 years; range,12 to 77 years). Patients were divided into two groups accordingto pathology results as metastasis positive (n=24) and metastasisnegative (n=26). Clinical and pathological characteristics of bothgroups were compared statistically. BRAF mutation was studied inpatients’ deparaffinized tissues.Results: There was no difference between both groups in terms ofgender, mean age, risky age, neutrophil/lymphocyte ratio, platelet/lymphocyte ratio, mean platelet volume, mean tumor size, formationof capsule, or lymphocytic thyroiditis. There were significantdifferences in terms of histological subtype, multicentricity andcapsular invasion. BRAF mutation was studied with polymerasechain reaction and appropriate band could be obtained in only19 patients. BRAF mutation was positive in 11 of these. Nine of the11 patients were in metastasis positive group. BRAF mutation wasstatistically more in metastasis positive group.Conclusion: If a PTC is larger than 20 mm, non-classical variant,multicentric, and has BRAF mutation, it has higher risk for centralmetastasis. Close follow-up of patients with such characteristics isadvised if they were not performed neck dissection. Further studieswith larger sample sizes are needed in this area.
Özet
Amaç: Bu çalışmada erken evre papiller tiroid karsinomunda (PTK) klinik ve patolojik özellikler ile santral boyun metastazı arasındaki ilişki araştırıldı. Hastalar ve Yöntemler: Retrospektif çalışmaya 50 hasta (11 erkek, 39 kadın; ort. yaş 42.9 yıl; dağılım, 12-77 yıl) dahil edildi. Hastalar patoloji sonuçlarına göre metastaz pozitif (n=24) ve metastaz negatif (n=26) olarak iki gruba ayrıldı. İki grubun klinik ve patolojik özellikleri istatistiksel açıdan karşılaştırıldı. Hastaların deparafinize dokularında BR AF mutasyonu araştırıldı. Bulgular: İki grup arasında cinsiyet, ortalama yaş, riskli yaş, nötrofil/lenfosit oranı, trombosit/lenfosit oranı, ortalama trombosit hacmi, ortalama tümör boyutu, kapsül oluşumu ve lenfositik tiroidit açısından farklılık yoktu. Histolojik alt tip, multisentrik olma ve kapsüler invazyon açısından anlamlı farklılıklar vardı. BRAF mutasyonu polimeraz zincir reaksiyonu ile çalışıldı ve yalnız 19 hastada uygun bant elde edildi. Bunların 11’inde BRAF mutasyonu pozitifti. On bir hastanın dokuzu metastaz pozitif gruptaydı. BRAF mutasyonu metastaz pozitif grupta istatistiksel olarak daha fazlaydı. Sonuç: Eğer bir PTK 20 mm’den büyük ise, klasik dışı varyant ise, multisentrik ise ve BRAF mutasyonuna sahip ise santral metastaz açısından daha yüksek riski vardır. Bu özelliklere sahip hastaların boyun diseksiyonu yapılmamışsa yakından takip edilmesi önerilir. Bu alanda daha büyük örneklemler ile ileri çalışmalar gereklidir.